''Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim.Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.''
Albert CAMUS
Albert CAMUS
18 Haziran 2007 Pazartesi
ameno
Bizim Kıbrıslı çocuklar, rum komşularına güzel bir gönderme yapmışlar, ben izlerken eğlendim valla..
16 Haziran 2007 Cumartesi
ÖSYM...!!!
.jpg)
Bu resim ne alaka diyenleriniz olabilir.. Bu sıra bizim Selmanın üniversite sınavına gireceği sıranın girmeden önceki hali.. Artık yarına sınava girecek olan gençlere başarılar dileyelim klasik olarak ama kuzenleri ayırayım tabiki.. Allah yardımcısı olsun Burak'ında , Selman'ında, diğer girecek adaylarında..
12 Haziran 2007 Salı
Robert Kubica
Son bir kaç yılda izlediğim en korkutucu ve ciddi kazaydı.
280 km hızla bu acaip kazaya karışan Robert Kubica sadece ayağını burkmuş.. bu da formula1'in inanılmaz hızlara rağmen bir çok spordan daha güvenli olduğunu gösteriyor..
9 Haziran 2007 Cumartesi
Allah aşkına hiç böyle gelmemişlerdi!

kuzey ırakda bir peşmerge başının açıklamaları.. "Allah aşkına hiç böyle gelmemişlerdi, eğer bunun bir tatbiklat olduğunu söylüyorsalar neden sınıra bu kadar yakın yapılıyor" ve devam ediyor; "Türk tarafına dev bir bayrak diktiler üstelik gecede aydınlatıyorlar" kendimi onun yerine koyuyorum ve gece ışıklarla aydınlatılmış Türk bayrağını görsem bende korkardım heralde..
6 Haziran 2007 Çarşamba
Yollar ayrıldı!

Efes Pilsen ve Oktay Mahmuti yollarını ayırdı.. Efefs Pilsen tarafından kendisine bugüne kadarki hizmetlerinden dolayı teşekkür edildi.. Oktay Mahmuti tarafından ise beni etkileyen bir açıklama geldi aynen aktarıyorum; "Büyük bir kulübün parçası olmak güzel bir şeydir. Soylu bir basketbol ailesinin parçası olmak bir ayrıcalıktır. Ben bu ayrıcalığı yaşadığım için şeref duyuyorum. Herkese teşekkür ediyorum"
Bizede Oktay Mahmuti'ye güle güle demek düşer. Her ne kadar son 2 sezonu pek iyi hatırlamasakda yolun açık olsun Oktay Hoca..
Majesteleri'ne layık olmak!
Basketbolun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu Michael Jordan'dan Lebron James'e övgü dolu sözler.. Valla bu kadar yıldır takip ettim Nba'yi ve Michael Jordan'ı.. Bundan önce T-Mac'a, karşılaştıkları son maçda ayakkabılarını vermişti majesteleri. Benden sonra sensin anlamında yorumlanmıştı bu hareket.. T-Mac bu onura çokda layık olamamışki Majesteleri kendisi gibi 23 numaralı formayı giyen o'nun maçlarını izleyerek büyüdüğünü söyleyen Lebron James'i çok beğendiğini söyledi.. San Antonio karşısında da çok büyük bir teste tabi olacağını ve orada neler yapabileceğini herkese göstereceğini belirtti. Artık bundan sonrası Lebron'a kalmış ama o ışığı bende gördüm yalan yok ;)
4 Haziran 2007 Pazartesi
Yakışıksız ve Seviyesiz

Sağda birleşme, çok partili sisteme geçişin en büyük partisi olan Demokrat Parti adı altında gerçekleşmek üzereyken bir bakmışız böyle birşey hiç yaşanmamış gibi.. Sanki bundan önceki 20 günü hiç yaşamamış gibiyiz.. Bir tarafta Mehmet Ağar diğer tarafta Erkan Mumcu.. Mehmet Ağar benim sözüm senettir modunda açıklamaları ben kimseyi bugüne kadar kandırmadım bundan sonrada kandırmam şeklinde açıklamalar yapması belliki Erkan Mumcu'yu çok tatmin etmemiş.. Etmemiş ama hep kendisini bir lider olarak gören lider nasıl olmalı diye sorulan sorulara çok içtenlikle ve hiç de mütevazi olmayacak şekilde cevaplar veren Sn. Erkan Mumcu bir ülkeyi yönetmeye talipken karşılaşabileceği baskıların binde biriyle karşılaşınca bile ne kadar tutarsız ve yakışıksız açıklamalar yapabileceğini bütün basının ve ülkenin gözü önünde herkese göstermiş oldu.. 3 dönem başbakanlık yapmış, daha önceden dışışleri bakanlığı yaparak Türkiye'yi en üst seviyede temsil etmiş birine bu tarz açıklamaları kimsenin yapmaya hakkı yoktur.. Öyle sanıyorumki Erkan Mumcu bu mesnetsiz açıklamalarından dolayı özür dilesede zaten olumsuz olan imajını bir daha asla düzeltemeyecektir.. Gerçi burası Türkiye herşey unutulur ama bu biraz zor unutulacak..
1 Haziran 2007 Cuma
Karikatür işte..

Ferrari Monaco'da öyle kötü bir performans çizdiki şaşılacak cinsdendi.. Karikatürde sanki Michael'e özel araç üreten Ferrari şu anki mevcut pilotlarına bu ayrıcalığı tanımıyor gibi gösterilsede bu sporu biraz takip edenler Michael'in Monaco'da kazanmasa bile her zaman özel sürüşler, hafızalara kazınacak performanslar sergilediğini bilir.. Büyük pilotların yeteneklerini sergileme alanı olarak ünlenen Monaco bakalım ne zaman bir daha bu tür gösterilere sahne olacak..
31 Mayıs 2007 Perşembe
Şehitler Ölmez

Bugün Trabzonun yerel gazetelerinden birinde okuduğum haber beni önce üzdü daha sonra resme dikkatlice bakınca üzüntüm bir kat daha arttı!! Gerçekten insanın isyan etmemesi elde değil.. K.T.Ü İnşaat Mühendisliği mezunu olan bu kardeşim geçen hafta Siirt kırsalında yola döşenen mayının patlaması sonucu ağır yaralanan ve bir haftadır GATA'da yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı'nda vatani görevini yapan Araklı'nın yiğit, kahraman evladı Asteğmen Mesut Uzun'dan başkası değildi. Selamlaştığımız, aynı derslere ve sınavlara girdiğimiz Mesut kardeşime Allah(C.C) dan rahmet kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Allah(C.C) bu vatanın ekmeğini yiyip bu vatana ihanet eden soysuz köpeklerin elbette cezasını verecektir.
28 Mayıs 2007 Pazartesi
İSTANBUL

"İstanbul mutlaka feth olunacaktır. O'nu fetheden kumandan ne güzel kumandan, O'nu fetheden asker ne güzel asker"
Peygamberimizin bu hadisi şerifi üzerine özellikle Müslümanlar tarafından çokca kuşatılan İstanbul her devirde büyük medeniyetlerin hayalini süsleyen ihtişamlı bir kent olmuştur..
İşte tarihe geçen İstanbul kuşatmaları;
--M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe
--M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus(Başarılı olmuştur.Şehir artık Romalılara bağlanmıştır.)
--M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev ktürt8 --M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
--M.S 665 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 667 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid
--M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid(Yalnızca Galata Limanı alınmış,Arap Camii inşa edilmiştir.)
--M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 864 Ruslar
--M.S 869 Abbasi
--M.S 936 Ruslar
--M.S 959 Macarlar
--M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular.)
--M.S 1302 Venedikliler
--M.S 1348 Cenovalılar
--M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Beyazid (Şehir İstanbul'da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.)
--M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
--M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat
--M.S 1437 Cenovalılar
--M.S 1453 Osmanlı Padişahı II.Mehmed(Başarılı olmuştur.Sonrasında şehir Türklerin hakimiyeti haline girmiştir.)
26 Mayıs 2007 Cumartesi
Yatarim ben ofiste !!!
Sevgili kuzenim belliki bunalıma girmiş.. Gerçi herzaman bir şairane ruhu olduğunu bildiğim için çok şaşırmadım.. O yazmamışsa bile şiirle bütünleştirdim onu.. Buyurun şiir altta hissederek okuyalım lütfen..
*****************************************
çalış allah çalış saat gecenin onu olmuş
patron saat dokuza mesai koymuş
hem zaten bulamam bu saatte dolmuş
ne gidicem lan eve yatarim ben ofiste
leventte deli gibi trafik
zaten evdede sular kesik
yarın sabah erkenden işbaşı
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
saat olmus neredeyse yirmibir
ısıklar bile sonmus ofiste bir bir
eve gidisim en az onbir
ne gidicem lan eve yatarım ben ofiste
ofis bir mekandır, bilene bir güzel ev
gece ne cin olur, ne cüce ne bir dev
açarım tüm ışıkları, sanki kuşum kümeste
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
fazla mesai falan yok bizim şirkette
lakin beleşe akşam yemeği verilmekte
toplantı odasında da plazma tv mis gibi
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
müdürün odasında deriden bi kanepe
gerçi biraz dar ama ederim artık idare
kahve makinası da olacaktı bi yerde
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
ne güzel otobüsümüzdün sen 500t
güzergahının uzunluğu 62 kilometre
oksijensiz solunumu öğrendim senin içinde
ne gidicem lan eve yatarım ben ofiste
deadline girmiş kol gibi
yollar desen b..k gibi
ne işimiz var ki evde?
yatıverelim ofiste.
*****************************************
çalış allah çalış saat gecenin onu olmuş
patron saat dokuza mesai koymuş
hem zaten bulamam bu saatte dolmuş
ne gidicem lan eve yatarim ben ofiste
leventte deli gibi trafik
zaten evdede sular kesik
yarın sabah erkenden işbaşı
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
saat olmus neredeyse yirmibir
ısıklar bile sonmus ofiste bir bir
eve gidisim en az onbir
ne gidicem lan eve yatarım ben ofiste
ofis bir mekandır, bilene bir güzel ev
gece ne cin olur, ne cüce ne bir dev
açarım tüm ışıkları, sanki kuşum kümeste
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
fazla mesai falan yok bizim şirkette
lakin beleşe akşam yemeği verilmekte
toplantı odasında da plazma tv mis gibi
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
müdürün odasında deriden bi kanepe
gerçi biraz dar ama ederim artık idare
kahve makinası da olacaktı bi yerde
ne gidecem lan eve yatarım ben ofiste
ne güzel otobüsümüzdün sen 500t
güzergahının uzunluğu 62 kilometre
oksijensiz solunumu öğrendim senin içinde
ne gidicem lan eve yatarım ben ofiste
deadline girmiş kol gibi
yollar desen b..k gibi
ne işimiz var ki evde?
yatıverelim ofiste.
Yenilsende Yensende Seninleyiz Efes

Ama bizide bir düşün yani!!!!
Tarihinde galibiyet ve şampiyonluk dışında hiç bir derece ve sonuçun başarı kabul edilmediği bir takımın dün akşam iflas ettiğini gördüm..
Rakip takımın taraftarlırının yüzündeki o beni sinir eden ifade ise cabası.. Neyse olan oldu bu sezon bize yaşatmadığı bir bu kalmıştı onuda 25 Mayıs akşamı yaşattı.. Şimdi tek bir affettirme yolu var.. O da büyük şampiyonlar için, büyük takımlar için söylenen ve genelde aldıkları kötü yenilgilerden sonra kullanılan ve beni çok etkileyen cümle; "Bir Şampiyonun Yüreğini Asla Küçümseme" Umarım Efes bu sözü hatırlar ve gereğini yapar yoksa..
24 Mayıs 2007 Perşembe
Milan ile 7. Şampiyonluk

Bir şampiyonlar ligi finali daha geldi geçti.. Kimilerine göre 2005 İstanbul'un intikamı alındı kimilerine göre ise Milan için geleneksel hale gelmiş olan bir kupa töreniydi sadece.. Taner abime göre ise iyi maç oldu iyi şutlar çektiler kaleye.. Herkesden ilginç yorumlar ilginç fikirler ilginç yaklaşımlar gelmekte tabii.. Ama asıl olan bir gerçek varki İstanbul'daki finalin yanından geçmeyi bırakın uzağından bile geçemezdi Atina'daki final.. Hayal kırıklığıydı bu açıdan benim için.. Belkide bir İnterli gözüyle bakıyorum olaylara bilemiyorum artık..
22 Mayıs 2007 Salı
EfesPilsen'in 30. Yıl Belgeseli

Efes Pilsen Spor Klübü'nün 30 yıllık destansı tarihi belgesel oluyor..
Efes Pilsen Potada 30 yıl Belgeseli
24 Mayıs 2007, Perşembe gününden itibaren CNNTÜRK'de saat 21.00'da
Türk sporuna katkılarıyla, başarılarıyla, hikayeleriyle, kahramanlarıyla, anılarıyla, bilinmeyenleri ile Efes Pilse'nin potadaki 30 yılını anlatan belgesel film, Mithat Bereket ve ekibi tarafından hazırlandı.
Sportif başarısının yanı sıra kurumsal yapısı ve istikrarlı çalışmaları ile her zaman ilklerin öncüsü olan Efes Pilsen Spor Klübü, Türk basketbolunun lokomotifi olarak 30 yılda dünya çapında başarılara imza attı. Türk sporunun gelimesine katkıda bulunmak amacıyla 1976 yılında kurulan Efes Pilsen Spor Klübü 30. yılında destansı tarihini bir belgeselle ölümsüzleştirdi
Çağdaşım Çağdaşsın Çağdaş

Bugünün haberlerine şöyle bir bakarken gözüme çarpan ve beni bu haberi buraya taşımaya sebeb kılan olaya bakarmısınız lütfen?
Olay Manisa'da geçiyor.. 19 Mayıs 1964 yılındaki kutlamalarda kız öğrenciler kısa kollu gömlek ve şort ile yürürken bugün yani 19 Mayıs 2007 de eşofmanla yürüyor ve kutlamalar bu kıyafetlerle devam ediyor. Benim takıldığım nokta ise Atatürkçü Düşünce Derneği Akhisar Şubesi Başkanı Süleyman Şen'in açıklamaları.. Kendileri üstte yazdığım duruma binaen şu açıklamayı yapıyor; "Bu yıl törenlerde genç kızların giydiği kıyafetlerle, 43 yıl önce giyilen kıyafetlerin çok farklı olduğunu, İki fotoğraf, çağdaşlık yolunda ne kadar ilerlediğimizi gösteriyor. Bu yıl yalnızca başların açık bırakıldığı kıyafetlerin özellikle seçildiğini sanıyorum"
Çağdaşlığı kıyafet tercihlerine dayandıran bu insana sormak istiyorum acaba çağdaşlıkta ilerlemek için kendileri 1964 de giyilen şortlardan daha kısa şort yada başka bişey mi giyilmeli diyor.. düşüncesi bu şekildemi??? şort giyilmeden çıkılsa çağdaşlıkta zirve yapabilirmiyiz acaba?? kendilerinin bu konuda ilginç ve benim hayal sınırlarımı zorlayan fikirlerini inanın çok merak ediyorum?? daha fazla yazamıyorum arkadaşlar şuan içinde gülmenin de olduğu farklı bir ruh hali içine girdim.. tuhafki ne tuhaf..
20 Mayıs 2007 Pazar
Enis the prince or The Corleone
Yok öyle arayıp doğum günün kutlu olsun demek yada bir mesajla doğum gününü tebrik etmek, veya yeni adet; msnde ileti yerine doğum günün kutlu olsun arkadaşım demek.. Bizde değiştik bizde ilerliyoruz, yeni yaklaşım yeni trend bu, başlatıyorum bugün.
Sevgili kuzenim Enis ya da The Prince veya bilinen adıyla The Corleone'nin dünyaya teşrifleri.. Enis'ciğim yeni yaşın sana sağlık sıhhat huzur ve mutluluk getirsin Allah(C.C) doğru yoldan bizleri ayırmasın güzel kardeşim.. Elbette bu demek değilki bu kadarla bitti..
18 Mayıs 2007 Cuma
1947'den beri
17 Mayıs 2007 Perşembe
Sonunda Bitti!!
Yine Sevilla

Normal süresi 1-1 berabere biten maçın uzatma dakikalarında önce bir önceki sezonun Uefa Şampiyonu Sevilla öne geçti ardından uzatmaların bitimine 4 dakika kala Espanyol 10 kişi kaldığı oyunda mucizevi bir şekilde beraberliği yakaladı ve maçı penaltılara taşıdı. İşte penaltılarda kalecin ne kadar iyiyse o kadar daha avantajlı olursun lafı bir kez daha doğrulandı. Sevilla'nın kalecesi okadar iyiydi ki penaltılara gitmeden bunu zaten ispatlamıştı finali izleyen herkese. Degaj yaparak arkadaşına attırdığı o gol sahalarda çok sık rastlanan bir durum olmasa gerek..
Sevilla bu kupayı ardarda 2 kere kazanmış olsada, hatta haketmiş olsada içimden ve gönlümden geçen Espanyol'un kazanmasıydı.. Olmadı, Katalanlar bu yılı belkide kupasız tamamlayacak. Ama ne büyük bir futbol kültürleri olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiş oldular..
14 Mayıs 2007 Pazartesi
Değişen Tek Şey..

Klasik bir pazar günü. Tek farkı Schumi'nin yarışmadığı bir formula1 yarışının olduğu pazar günü. Saat 16.30 da yarış biter basın toplantısı derken 17.00 gibi meydanda olursun.. Son 10 yıldır fenerbahçe maçlarının olduğu pazar günleri bu şekilde olur nedense. Maç Avni Akerdeyse yarışdan kısıp daha tez alanda oluruz. Ama ortak noktası her zaman bir heyecan her zaman bir rekabet ve her zaman feneri yenme hırsı ve azmi ile dolu binlerce insanla beraber tek yürek tek ses tek düşünce..Ya bu pazar nasıldı benzer bir başlangıç ama 17.00 dan sonrası hiçde öyle değil.. Kazanmak yada kaybetmenin sarsıntı yapmayacağı Trabzonspor'un kendi şampiyonluğu için değilde başkalarını şampiyonluktan etmek için çıktığı herhangi bir maç vardı önümüzde.. Stres yok sıkıntı yok dert ve tasa hiç yok..
Bu görüntüler içinde maç başlar daha 2. dakika o herkesin eleştirdiği bileninde bilmeyeninde arkasından atıp tuttuğu ama gerçek futbolseverlerin mücadelesine ve emeğine hak verdiği Kaptan Hüseyin vurur kafayı 1-0 olur daha ne olduğunu anlamadan tuncay o acaip çalım denemelerinden başarıyla çıkıp beraberliği getirir fenerbahçesine.. Sonra ne mi olur Erdinç çıkar Ceyhun girer.. Geldiği günden sonra çıktığı ilk maç dışında hiç bir şey yapmayan Ceyhun ortalar ve bu yıl sıkca eleştirilen Yattara alışı gelmişin dışında vurur kafayı 2-1 olur.. İşte o aralarda başlar yan hakemin eyyamcılığı 2 tane buz gibi pozisyonu ofsayt diye keser ve ümit özatın son adam olarak düşürdüğü pozisyonda yüreği yetmez orta hakemin kırmızı kartı göstermeye.. 2 yarı da bildiğiniz gibidir .. O durumda yakalasa bizi enaz 4 tane atar fener ama biz bir kaç pozisyona girer ve kaçırırız sonrasında ise son dakikalarda beraberlik golünü yeriz ve fenerbahçenin şampiyonluk sevincini izlemek zorunda kalırız.. 10 yıl öncede benzerleri oldu 2 yıl öncede.. 10 yıl öncede kötü yönetimimiz vardı 2 yıl öncede..Hiçbirşey değişmedi.. değişen tek şey yazının başında da dediğimiz gibi Michael Schumacher artık formula1 de yok artık pilot koltuğunda o olmayacak.. gerisi hep aynı..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

