''Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim.Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.''

Albert CAMUS

2 Nisan 2012 Pazartesi

Yine O Pankart..







Diğer cezalara lafım yok ama pankartların hepsinden ve özellikle "Günahların Takımı fenerbahçe" pankartından gelecek ceza Hoşgelsin Şeref versin.

23 Mart 2012 Cuma

23 Şubat 2012 Perşembe

Modern Santrafor



Şenol Hoca , Burak Yılmaz'a elleriyle şekil vermeye devam ediyor...Şimdi ince işçiliğe geçmiş...Birazda pivot santraforluk...Çekirgen olayım be Şenol Hoca...

15 Ocak 2012 Pazar

Burak Reyizzz..



Bencilmiş pehhhh
54 maçta 40 gol maşallah
Senin sevincin yeter Kral
O kupa gelecek yoksa s...vim böyle spov toto süpev ligini

23 Aralık 2011 Cuma

17 Aralık 2011 Cumartesi

#GELIYORUZ



Bembeyaz mazimizle, tertemiz 82 puanımızla, başımız dik alnımız ak, kimseden korkmadan Şenol GÜNEŞ yönetiminde GELİYORUZ.

Sahada her türlü çirkefliğe maruz kalacağımızı bilerek, cüneyt Çakırın kör sağır dilsizi oynayacağını öngörerek, yine ve yeniden pfdklara sevk edileceğimizi hissederek ama ne olursa olsun bu oyunu bozacağımızdan emin bir şekilde #GELIYORUZ

14 Aralık 2011 Çarşamba

Köşkten ŞİKEYE Onay

Sözün bittiği yer burası. Aylardır kurulan tezgahı izledik hep beraber. Tam da Atatürk'ün dediği gibi zeki çevik ve ahlaklı sporcuları el üstünde tutan ŞİKEyi serbest kılan yasayı onaylamış onay makamı! Bedelli gibi yasalarda yanında ikramiyesi olmuş, onlar için güzel de olmuş sevine dursunlar...
Benim sorum Cumhurbaşkanına;
Sayın Cumhurbaşkanım bir kaç gün önce Neden Artık eskisi gibi Futboldan zevk almıyorum dediniz?
Cevabı eğer tuttuğunuz takım olan Beşiktaş'ın performansından memnun olmadığınız için ise bişey demiyeceğim bu sizin en doğal hakkınızdır.. Ancak diyorum ve gerisini Aykut Kocaman'a bırakıyorum o irdelesin!!!
Biz Trabzon'luları da futboldan soğuttunuzya daha ne olsun, Kına yakın!

24 Kasım 2011 Perşembe

23 Kasım 2011 Çarşamba

Bülent Arınç ve Şike

''Kanun uygulama safhasına yeni girmiştir. Uygulamada eksiklikler
ortaya çıkarsa bu daha sonraki süreçte değerlendirilir. Şike olaylarının
soruşturulduğu zamanda, 'bu kanunu değiştirin' taleplerini, altını çizerek
söylüyorum, şahsen olumlu bulmam. Bu Hükümet konusu değildir. Bakanlar
Kurulu'nda konuşulursa sonuçları size açıklarım.Şu anda 25 yılını avukatlık
ve geri kalan kısmı hukukçu olarak geçiren bir arkadaşınız olarak söylüyorum.
Biz bu kanunu oynamak için yapmadık, uygulansın diye yaptık. 'Biz bu kanun
altından kalkamayız' düşüncesi kulüp yöneticilerin acziyetini gösteriyor. Hiçbir
kulüp birkaç taraftarın esiri değildir. O taraftarlar yanlış yapıyorsa
sorumluları hakkında yasal işlem yapılır. Kulüplere düşen desteklerini bu
insanların arkalarından çekmeleridir. Herkesin ailesiyle futbol seyretmeyi,
sporun bütün çeşitlerini izlemeyi arzu ettiği dönemde sayıları birkaç yüzü
geçmeyen şiddet taraftarı insanlar yüzünden bundan mahrumiyet düşünülemez. Bu
talepleri masum, haklı bulmuyorum. Bir Bakanlar Kurulu tasarısı haline gelmediği
sürece kanun teklifi olarak verilir. Bunu da hangi parti verir; onu da ibretle
takip ediyorum. O parti hakkındaki düşüncelerimi de sizlere ifade ederim.''
Yukarıda ki açıklama Bülent Arınç'a ait, sanırım Ekim ayı başlarında yapmıştı bu açıklamayı. İbretle takip ediyorum aklıma gelmişken sizlerle de paylaşmak istedim. Siyasetçi deniyor işte bunun gibi adamlara, değer olarak 5 para etmezler bana kalırsa merak ediyorum yapacağı ikinci veya bilmem kaçıncı açıklamayı..

Minik Oğuz


Van Erciş'den gelen minik Oğuz ve abisi Yasin dün akşam takımımız ile birlikte seremoniye çıkmışlar. Minik Oğuz gerçekten çok minik ama her Trabzonsporlu gibi yüreği büyük. Hemen yanında ki abisini ve tribünde olan ablasını da Trabzonsporlu yapmış daha şimdiden.
Oğuzu ve ailesini Van'dan getirip misafir etme ve ağırlama fikrini kim akıl ettiyse kocaman bir teşekkürü hakediyor.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Ekmeğinin Peşinde




İnterli Orlandoni Trabzon ekmeği alırken..''İki dane ekmek , bi dane daha ''!!!

18 Kasım 2011 Cuma

DROGHEDA UNİTED


Kardeş kulüp Drogheda United. Resmi sitelerinden açıklama yapmışlar, Trabzonspor ile Ocak veya Şubat aylarında hazırlık maçı yapmak istiyorlar. Henüz olumlu ya da olumsuz cevap verilmemiş Trabzonspor kulübünden. Niye bu kadar uzattıklarını anlamış değilim? Kimse fikstürden maç trafiğinden bahsetmesin. Karedeş kulüp seçtikmi Drogheda'yı o zaman vereceksin olumlu cevabını ve oynayacakın hazırlık maçını bu kadar basit. Çünkü sen büyük bir kulüpsün, herşeyi para olarak görmezsin bezen kardeşlik bazen gönül bağı çok ayrı değerler katar futbola. Türk futbolu zaten bitmiştir evet Türk futboluna ithafen söylüyorum içinezdiki İrlandalılar olarak her hangi bir Türk takımıyla herhangi bir maç yapmaktansa Drogheda United ile hazırlık maçı yapmak çok daha keyif verir ve çok daha anlamlıdır Evet evet bu Mustafa Denizli'ye gelsin .Ayrica Sizin sevemediğiniz Osmanlı'yı bu İrlandalı kardeşlerimiz seviyor ve saygıyla anıyorlar, bu da beni zaten içinizdeki İrlandalı yapmaya yetiyor ve artıyor.Bu da Padisah Vahdettini, Sultan Abdulhamit'i okumadan etmeden elestirmeye calisan örümcek beyinli ahrazlara gelsin.

17 Kasım 2011 Perşembe

Futbol şiddettir, futbol adam dövmektir..

Aziz Yıldırım ve saz arkadaşları mecliste ki dört partiyi biraraya getirmiş. Bu ne uyum böyle gözlerimiz yaşardı doğrusu. Allah bozmasın diyoruz ve sizi vicdanlara havale ediyoruz.

12 Kasım 2011 Cumartesi

Pes Trabzonspor



Trabzonspor'un pes de ki forması çok güzel olmuş. Yönetici Nevzat Aydın'a göre kadro da harika ;)

11 Kasım 2011 Cuma

Matthias Holst



Hansa Rostock'lu oyuncu. Özelliği her maç sahaya çıkmadan sakallarını kesmesi, ne mi oldu bir sene önce hiç hesaba katmadığı sakatlığı onu bu hale getirdi, evet bir senedir sakallarını kesmiyor bu arkadaş.. Matthias'ı görünce aklıma fenerli Volkan geldi. Sözüm ona Aziz Yıldırım metristen çıkana kadar kesmiyecekmiş. Ben ihtimal vermiyorum ama eğer sözünü tutarsa Volkanın şimdiki haline de bakarak en azından bir beş yıl sonra çok iğrenç bir profil ortaya çıkabilir. Allahtan o sözü veren fenerli volkan yoksa Trt1 izlediğim kanallar arasından tamamen çıkabilirdi.

28 Ekim 2011 Cuma

Burak Hood




Dakika içine olabildiğince sığdırılmaya çalışılan, hatta kimi zaman, zamanı verimli kullanmak adına(!) bir küfrü yarıda bırakıp diğerine geçmeye çalışan bir ruh haliydi bizimkisi… Bordo-Mavi’ye aşık olan herkes iddia edebilirdi ki, o orta aslında öyle açılmaz,o çalım da öyle atılamazdı… Öyle depar atılamazdı çocuk, çünkü sen ivmene hakim olup defansı bozana kadar kademe yaparlardı sana, Türk Futbolunda, defansın ardına koşu öyle kolay yapılamazdı çocuk, türküsü bile söylenebilirdi; ‘’Depara kalkma çocuk bu Türk Futbolunda, seni avlarlar…’’Sabırsızlıklar ve sol omuzun ağırlığını her maç günü artıran günahlar eşliğinde geçti 2 yıl önceki süper ligin ikinci yarısı. Bir Burak Yılmaz heyulası kol geziyordu futbol sahasında, günah sebebiydi adeta ve hocası da sanki şehre inat oynatıyordu onu… Yapılan hatalar herkesi çıldırtıyor, düşmanı kıs kıs güldürüyordu.''Ne buluyor şu adamda, tutunamadı işte zaten hiç bir yerde, biz mi adam edecekmişiz, peh!'' sesleri bir ve ya birkaç kişilik küçük gruplardan değil, taraftarın büyük kısmından gelen seslerdi… Fakat bir şey oluverdi. O şey öyle kuvvetli bir şeydi ki, çok değil, kısa bir zaman önce-yarım sezon bile değil- yaradanın Trabzonspor taraftarına sınav olarak verildiği düşünülen Burak Yılmaz, bir heyuladan çıkmış, bir büyük fırtınaya dönüşüvermişti… Herkes merak ediyordu bunu, ulusal medyasından yereline kadar… Fakat hepsinden çok Trabzonspor taraftarının kafasında ciddi soru işaretleri oluşuverdi: ''Ula noliy?''. İşte bu kadar aniden oldu Burak Yılmaz patlaması diyebiliriz hepimiz.Ama aslı öyle değil… Filozofların halinden filozoflar anlar bence. Ki her filozof da, birbirini anlayamaz. Çoğu zaman yalnız kalır filozoflar. Ve düşünürler. Yeryüzünde filozoflar dışında ki insanların tümüne ''düşünemeyen ama düşünecek aklı olan varlıklar'' ismi takılabilir. Çünkü gerçek şudur ki, filozof felsefe yapar ve felsefe de düşünmenin öğrenilmesidir. İşte bizler, düşünecek aklı olan ama düşünmeyi unutan insanlar olduğumuzu anladık; Burak Yılmaz’ı, Burak Yılmaz’dan çok düşünmüş bir futbol filozofu sayesinde. Şenol Güneş, bir futbol filozofu olduğunu kanıtladı… Düşünmeyi zaman kaybı olarak gören insanların yaşadığı bu zaman da, düşündü… Düşündüğü şey üzerine kafa yordu… Bizler, düşünmemizi engelleyen ve bir dizi monoton sınırlar içerisindeki kalıplaşmış hayatımızda düşünemiyorduk ama o düşündü ve başardı… Şenol Güneş başardı, Trabzonspor taraftarının gözardı edilemeyecek kadar büyük bir çoğunluğu artık düşünmenin önemini anladı… Ne yani? Şimdi bu futbol filozofu bize felsefe mi öğretti? Hayır… Onun öğrettiği sadece düşüncenin temel yapıtaşlarının kıymetiydi.''Sen kimsin?'' sorusunun cevabını uzun süre düşünmüş olmalı Burak Yılmaz… Ki o soruya yine kendisi cevap verdi ve onun cevabı kiminin hayallerinin, kiminin kabuslarının yorumu oldu… Kendisini buldu, içerisindeki Burak Yılmaz’ı belki o da yeni öğrendi, sonuçta biz de bildik kendisini. Onun bu soruya verdiği cevap sayesinde, bizlerde aynanın karşısına geçip kendimize bu soruyu cesur bir şekilde soruverdik; ''Biz kimiz?''. Ve bu sorunun cevabını yine 17 numaranın sayesinde rahatça bulabildiğimizi düşünüyorum.Kendisi bizim pişmanlıklarımızın en büyük simgesi… Onun için ağzımızdan çıkan kötü sözleri kendi aklımız bize hatırlattıkça utanıyoruz kendimizden ve her seferinde düşüncenin temel sorusunu hatırlıyoruz; ''Sen kimsin?''… Bu soru bizi dinç tutuyor ve düşünmeye devam ediyoruz. Şöyle ki; artık bizler biliyoruz ki sağ kanattan açılacak orta, tam da onun açtığı gibi açılır. Ve yahut sırtı rakibe dönük ve ya yüz yüze çalım atıldı mı onun attığı gibi atılır. Hele ki o defans arkasına yapılan koşular, tam olarak onun koştuğu gibi koşulur… Herkesin emin olduğu bir şey var ki; Burak Yılmaz’ın yaptığı güzellikleri, kimse onun kadar güzel yapamaz… Burak Yılmaz’ın ortaya çıkardığı bu özellikler, ilk defa bir yerli forvet oyuncusunda görülüyor. Elbette çeşitli özelliklere sahip çok yetenekli Türk Forvetler gördü bu ülke, ama Burak Yılmaz kadar bu özelliklerin hepsine sahip bir yerli forvet gelmedi daha yeşil sahalara. Aslında; belki de şu anda bir sürü yeşil sahada onun gibi yetenekler vardır, ama tek eksikleri kendilerine sormaları gereken, iki kelimeden oluşan bir sorudur? Kim bilebilir ki…Ortaya çıkardığı pek çok özellik ile yerli forvetlerden beklentileri yukarıya taşımıştır Burak Yılmaz. Bu yüzden doğaldır ki, beleş olarak görülebilecek şekilde üne kavuşanlar ona hırsız diyebilirler… Burak Yılmaz bir hırsızdır. Burak Yılmaz, hak etmediği şöhreti yakalayanların, günümüzde gördükleri saygıyı aslında hak etmeyenlerin, oturduğu yerden para kazananların ve genellikle para ile her şeyi satın alabileceğini sanan para babalarının tüm şan, saygı ve özgüvenlerini çalmıştır…Çalmakla kalmayıp,çaldıklarını hak edenlere dağıtmıştır… Bu yaptığının adı bu coğrafyada yiğitlik yerine hırsızlık olarak tanımlanıyorsa, Burak Yılmaz hırsızdır.Şanı,saygıyı ve özgüveni hak edenler, Burak Yılmaz sayesinde hak ettiklerine kavuşmuşlardır…Burak Yılmaz, kendisinden yüzlerce güzel anılar ve başarılar çalan,futbol hayatının bir kısmını çalıp ona eziyet eden İstanbul’dan emeğini söke söke geri alıyorsa ve bunun adına İstanbul’da hırsızlık deniyorsa Burak Yılmaz büyük hırsızdır… Eğer hırsız demeye yüreğiniz yetebiliyorsa bugün, sigorta poliçenizi de gururla sallamanızı bekleriz bizler. Hani nerde?Birleşik Krallık topraklarında da bir heyula kol gezerdi kimine göre… Kimine göre ise büyük bir fırtınaydı betimlemesi, Robin Hood derlerdi ona… Para babaları ve para babalarının kulaklarının kiriyle beslenenler,para babalarının göbeklerinde yaşam formu olarak yaşamaya devam edip,para babalarının kalın enselerindeki katların arasında sıcacık yuvaları olanlar tarafından emek hırsızı olarak ifade edilirdi… Fakat emeğinin karşılığını yıllardır alamayan ve onun sayesinde nihayet emeğinin karşılığına azda olsa kavuşmuş halk tarafından,ağaçlar,çiçekler, böcekler tarafından kahraman olarak ifade edilirdi…Burak Yılmaz bir hırsızdı… Ağzı para ile doldurulmaktan gurur duyanlar için bir emek hırsızıydı, emeğinin gerçek hak edişini kendisi sayesinde alanlar tarafından ise kalp hırsızıydı… Modern futbolun Robin Hood’una selam ola… Selam sana Burak Yılmaz.


Dipnot: Ülke olarak fazlasıyla sıkıntı içerisinde olduğumuz bugünlerde,yazılacak ve konuşulacak o kadar konu vardı ki, elimiz klavyeye futbol için gitmiyordu,gitmek istemiyordu… Dua vaziyetinden geri durmak istemiyordu avuçlarımız ama bunu yapmak zorunda kaldık.Ülkenin sıkıntılı günlerinde bile kendi çıkarları için iftira atan insanlara saygı göstermiyoruz.Göstermeyeceğiz. Söylediklerinden ve yazdıklarından hemen sonra kendilerine tutamadıkları aynayı, bizler yüzlerine tutacağız…Güneşin yansıttığı ışığımızla beraber.Saygılar.

http://www.bordomavi.net/ 'den Barış BURAK'a yazı için teşekkürler.

26 Ekim 2011 Çarşamba

Haakeem



Türk hakeminin geldiği son noktasın sen suat arslanboğa. Yatacak yerin yok.

25 Ekim 2011 Salı

7000


Uzun zamandır yazmadık, yazamadık değil yazmak içimizden gelmedi. hakkı yenilen bir camianın taraftarı olarak kafamızda onlarca şüphe varken bile bu duyduklarımıza gördüklerimize inanamadık. Bizler televizyondan birilerinin polis eşliğinde o hastaneden adliyeye, adliyeden nöbetçi mahkemeye nöbetçi mahkemeden o hastaneyi beğenmedi diye başka hastaneye ordan yine mahkemeye oradan da metrise seyrü seferini izlerken koca bir sezon da film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyordu. Normalde bu haksızlıkları bu sayfalardan haykırmak gerekirken kendini yorumcu diye ekranlara pazarlayan midesizleri izledikçe elimiz kolumuz varmadı klavyeye dokunmaya, kendi içimize kapanıp mümkün olduğunca uzaktan seyretmekle yetindik. Yanlış yaptık, hata ettik belki daha çok bağırmalıydık ki insanlar iyilerin de kazanabileceğini görsünler öğrensinler.. Bahsi geçen sürece katkımız çok az oldu ama iddaanamenin açıklanmasından sonra Şenol Güneş'in "Parayla yapılamayanı, emeğimizle, dürüstlüğümüzle, calışarak yaptık. Tarih bunu da yazar." sözünü irdeleyeceğiz az kaldı.

14 Ekim 2011 Cuma

3000


sahalarımızda görmek istemediğimiz görüntüler! aman yarabbi. malesef gerçek. bir acaip tff kararı daha ve ilk uygulama avniakerde. habere göre izdiham yaşandı ezilenler bayılanlar varmış falan filan.. sonuç olarak tek mahrem yerimiz vardı o da elden gidiyor ama ne olursa olsun fenerli 40 binden daha dik duracakları kesin.

3 Ekim 2011 Pazartesi

Futbol Filozofu

Tribüncü kanca bıyıklı abimiz, efsaneye reis atkısı nasıl taklılırı öğretirken...



"the socialism i believe in is everybody working for the same goal and everybody having a share in the rewards. that’s how i see football, that’s how i see life"

"inandığım sosyalizm herkesin aynı amaç icin calistigi ve herkesin odullerden pay aldigidir. futbolda da , hayatta da boyle dusunuyorum"

Bill SHANKLY

23 Mart 2011 Çarşamba

Kolpalığa Devam

G.Birliği Başkanı İlhan Cavcav'ın Trabzonspor maçı sonrası ortaya attığı ve büyük yankı uyandıran iddialarının gerçek dışı olduğu ortaya çıktı.Gözlemci Kadir Tozlu'nun raporuna göre ; Maçın devre arasında soyunma odası koridorunda Gençlerbirliği Yardımcı Antrenörü Mustafa Kaplan ile Trabzonsporlu futbolcu Burak Yılmaz yan yana yürürken bir sohbet havasında kısa süreliğine tartıştılar. G.Birliği yardımcı antrenörü 'Sahanın zemini çok kötü, ikili mücadelelerde dikkat edin. Bu zemin sakatlıklara davetiye çıkarır. Zaman zaman çok sert oynuyorsunuz' dedi.

Burak Yılmaz da 'Bunları bana neden söylüyorsun, şampiyon mu olacaksınız sanki. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Kimsenin sakatlanmasını istemeyiz' dedi. Burak Yılmaz daha sonra G.Birliği soyunma odasının önünden geçerek (Soyunma odalarının yerleşim planı gereği, Burak'ın G.Birliği soyunma odasının önünden geçmeden Trabzonspor'un soyunma odasına gitmesi mümkün değildir) Trabzonspor'un soyunma odasına gitmiştir."

Ortaya attığı iddialarla Trabzonspor'un büyük tepkisini çeken İlhan Cavcav'ın Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine gerek görülmedi. Aynı şekilde Burak Yılmaz da PFDK'ya verilmedi. Öte yandan İlhan Cavcav dün yaptığı açıklamada "Uzun yıllar şampiyonluğa susamış Trabzonspor'a şampiyonluk yakışır'' dedi.

Futbol Federasyonu Temsilciler Kurulu Başkanı Kemal Dinçer de yaptığı açıklamada, İlhan Cavcav'ın iddiasının doğru olmadığını söyledi. Dinçer, "Burak Yılmaz, İlhan Cavcav'ın söylediği ve medyada da yer aldığı gibi G.Birliği futbolcularına, 'Fener'e de böyle mi oynadınız köpekler' ve 'Şampiyon mu olacaksınız ulan' şeklinde sözler söylememiştir. Raporlarda bu tür ifadeler yer almamaktadır" şeklinde konuştu...


Son olarak Trabzonspor'un yaptığı açıklamada şöyle '' Kulübümüzden Gençlerbirliği maçı nedeniyle SAHA OLAYLARI ile ÇİRKİN VE KÖTÜ TEZAHURAT gerekçesiyle savunma istendi.

Buna göre SAHA OLAYLARI başlığıyla yer alan sevk maddesinde taraftarlarımızın 397 adet koltuk kırarak bunların bazılarını sahaya attıkları ibaresi yer aldı.

Yine taraftarlarımızın muhtelif dakikalarda ettikleri küfürler ÇİRKİN VE KÖTÜ TEZAHURAT maddesi altında belirtilerek savunmamız talep edildi.

Bahsedilen savunma talebi, ilgili birimlerimiz tarafından hazırlanarak süresi içerisinde PFDK’ya gönderilecek...''


Çok rahat anlaşılıyorki herhangi bir soyunma odası olayı gündemde yok...Yalancının mumu yatsıya kadar yanmadı bile...Kızamıyorum daha bunlara...Alanzinho çok pis vuruyor uzaktan...

Kolpa Basın Volume Bilmem Kaç...

Hürriyet gazetesinin dün, haber diye yayınladığı yazılardan biri...Ahmet Ercanlar imzasını taşıyor.Tamamen suni bir gündem oluşturmaya yönelik bir haber...

Kendisine göre bir penaltı istatistiği yayınlanmış.En çok penaltıyı kimin aldığından değil kimin aleyhine verildiğinden-verilmediğinden başlıyor.Amaç belli MHK ve Federasyona sinyali çakmak.

Fakat bunu yaparkende istatistikleri kendilerine göre yorumlamayı ve de kelime oyunları oynayarak iğrençliklerini sergilemekten de geri durmuyorlar.
''SPOR Toto Süper Lig’in son 10 yılındaki 4 Büyükler’in penaltı raporuna bakıldığında ilginç bir istatistik ortaya çıkıyor' şeklinde başlayan yazı 'Trabzonspor’a karşı son yıllarda tek bir penaltı verilmezken, son 3 sezonda en çok penaltı düdüğü ise Fenerbahçe aleyhine çalınmış'. diye devam ediyor

Nerde 10 yıllık rapor..?.Niye 3 seneye indirgedin bunu...? Ne sıfatla bir ulusal gazetede Fenerbahçe goygoyculuğu yapıyorsun..? Alanzinho nasıl vurdu 90'da?...

İşte Süper Lig'in penaltı raporu
----------------------------------------------------------------------------------------------
Ahmet ERCANLAR
22 Mart 2011
İşte Süper Lig'in penaltı raporu
Trabzon aleyhine ligde tam 63 hafta ve 688 gündür penaltı düdüğü çalınmıyor. F.Bahçe ise son 3 sezonda aleyhine verilen 9 penaltı ile zirve yapmış durumda.

SPOR Toto Süper Lig’in son 10 yılındaki 4 Büyükler’in penaltı raporuna bakıldığında ilginç bir istatistik ortaya çıkıyor. Bu sezon averajla 2. sırada bulunan Trabzonspor’un aleyhine tam 63 haftadır penaltı düdüğü çalınmıyor.

Son olarak 2008-09 sezonunun 30. haftasında Kayserispor’u 4-1 yendiği karşılaşmada aleyhine penaltı düdüğü çalınan ve o günden bugüne kadar tam 63 haftadır ve 688 gündür aleyhine penaltı verilmeyen bordo mavililer ilginç bir rekora doğru ilerliyor.

Trabzonspor’a karşı son yıllarda tek bir penaltı verilmezken, son 3 sezonda en çok penaltı düdüğü ise Fenerbahçe aleyhine çalınmış. Bu süreçte sarı lacivertliler, rakiplerine verilen 9 penaltı ile zirve yapmış durumda. Galatasaray ve Beşiktaş’ın aleyhine ise 7’şer penaltı kararı verilirken, Trabzonspor aleyine ise 3 kez penaltı noktası gösterilmiş.

Fenerbahçe aleyhine bu sezon verilen 3 penaltının, ikisini kaleciler Volkan ve Mert kurtarmayı başardılar.

19 Mart 2011 Cumartesi

Mevzu Derin


AEK deplasmanda Paok'u 1-0 yendiği maçta mevzular kopmuş. Meşale bir insanla ancak bu kadar bütünleşebilir...

10 Mart 2011 Perşembe

O gün aşkı buldum...



Almanya 6. Liginde mücadele eden SSV Reutlingen taraftarının çalışması...EINES TAGES FAND ICH DIE LIEBE...Yani o gün aşkı buldum...Babası oğlunu ilk defa maça götürüyor ve arma sevdası o gün başlıyor...Alttaki resime dikkat...!!!



Frankfurtta Çatışma



Geçen haftasonu oynanan ve 0-0 berabere biten Frankfurt-Kaiserslautern maçı öncesi Frankfurt tren istasyonunda mevzular yaşanmış. Kaiserslautern taraftarı trenle Frankfurt deplasmanına geldkikleri anda Frankfurtlular tepelerine binmiş. Eintracht Frankfurtlular bir kaç kafa göz toplamışlar istasyonda...Ultras bir tribün işte, misafirperverliğinden ne beklersinki....=)
Alttaki videoda maç günü Frankfurt taraftarının şehir turu ve tribün performanslarının özetini izleyebilirsiniz...

video

9 Mart 2011 Çarşamba

Fenerbahçe Bizi Tahrik Etti


''Fenerbahçe cephesinde ise Andre Santos ile Lugano, 26. haftada oynanacak olan Galatasaray derbisinde forma giyebilmek için Gençlerbirliği maçında kart görerek cezalı duruma düştü. Fenerbahçe bizimle oynayacağı maçta bu futbolcuların oynamayacak olmasını bir dezavantaj olarak görmedi. Demek ki bizden sonra oynayacakları maçları bizden daha zor görüyorlar. Bu kendi açılarından doğaldır. Ancak bizi de tahrik eden bir durumdur. Bu gelişme de bize farklı bir motivasyon getireceğine inanıyorum''


Konyaspor teknik direktörü Yılmaz Vural bugün bu açıklamaları yapmış...Maç sonrasında şayet Fener'den puan alabilirse ''Bu Fenerbahçe'yi sadece ben şampiyon yapabilirim'' açıklamasını bekliyorum Yılmaz Vural'dan....

Fenerbahçe Medyası

Yukarıdaki gazete başlığı ulusal çapta yayın yapan bir gazeteden...Şampiyonlat Ligi gruplarında liderlik mücadelesi veren Fenerbahçe için atılmamış bu başlık...Çok bariz hakem hatalarıyla üç puana ulaşıp averajla Trabzonspor'un önüne geçen Fenerbahçe için atılmış...


İzninizle Gerçek Dünyaya Dönüyoruz...


Daha önce de çoğu kez değinmiştim. Şu anda bir savaşın ortasındayız ve bu savaşta rakibimiz her türlü son teknoloji ürünü silahları kullanıyor...Fenerbahçe gerçekten çok büyük bir organizasyon...Medyası , taraftarı , federasyondaki etkinliği ve bu tip oyunlardaki tecrübesiyle sadece futbol gücüyle baş edilemeyecek bir rakip...Çok kolay bir şekilde medya gücüyle gündem oluşturup bu gündem sayesinde gerekli kurumları etkilemeyi başaran bir camia...


İlk yarı boyunca akılda kalan , zirve mücadelesinde sonuca direkt etki edebilecek şekilde herhangi bir hakem hatası vuku bulmamışken ; Aziz Yıldırım devre arasında ''Herkes aklını başına alsın. İkinci yarı her türlü şeyi gündeme getiririm '' Aykut Kocaman'da ''Trabzonspor'a verilen penaltılar irdelenmeli'' ilaveten ''Öyle ya da böyle şampiyon olacağız'' diye konuştular... Fakat Trabzonspor cephesinden sadece Şenol Güneş tarafından Aykut Kocaman'ı adam etmeye ve ıslah etmeye yönelik açıklamalar ve aksiyonlar izledik...


Nasılki Fenerbahçe camia olarak bu tip oyunları oynama ve bunlardan en karlı nemalanma konusunda tecrübe sahibiyse biz de mağdur edilme konusunda zirve yapmış bir camiayız. Bunları gördüğümüz için zamanında buradan yazmaya çalıştık. Bunların derdi güzel futbol ya da fair play ruhu falan değil...Tek hedef şampiyonluk ve bunun için de her yol mubah...


Devre arasında ortaya bir bomba bıraktılar ve gelinen noktada 7 maçta Trabzonspor'un Ankaragücü , Antalyaspor, Kayserispor ve Beşiktaş maçlarında olmak üzere 4 tane net penaltısı verilmiyor. Fenerbahçe'ye ise 7 maçta 4 adet penaltı çalınıyor...


ve artık sabır taşıda çatladı sonuçta...Eninde sonunda gelinecek nokta buydu...Yayınlamış olunan manifestoyla bir bombada biz bıraktık...Kim Trabzonspor'un hakkını yemeye yeltenirse o bomba onun elinde patlar...

7 Mart 2011 Pazartesi

Beşiktaş 1-2 Trabzonspor / İnanıyoruz...


Şampiyonluk yolunda hikayesiyle hiç bir zaman hafızalarımızdan silinmeyecek bir maçı daha geride bıraktık...İkinci yarıda elde ettiğimiz üç galibiyeti de 85. dakikadan sonra attığımız golle elde etmiş olduk...


İkinci yarıya 17 de 17 hedefiyle başlamasına rağmen şampiyonluk hedefinden erken kopan Beşiktaş için bu musabaka sadece prestij maçıydı...Necip'in Antalya maçında bilerek kart görmesi , maç öncesi vaat edilen primler ve Schuster'in maç öncesi futbolcularını kampa alması bu maçı ne kadar çok önemsediklerini gözler önüne seriyordu...


Olumsuzluklardan üç puan çıkarmasını bildik...Serkan acemice kırmızı kart gördü 10 kişi kaldık...Burak Yılmaz'ın burnu kırıldı...Colman ikinci yarının başında sekmeye başladı...Sonra ne olduysa oynamaya karar verdi...Beşiktaş maç 11'e 10 ken golu attı...Beşiktaş taraftarı iyice kendinden geçip kapasitelerince bizi tiye almaya başladı...Çünkü maç İnönü Stadından 1-0 öndeler ve Trabzon'da 10 kişi...Ama bu 10 cengaver Beşiktaş taraftarının sesini kesmeyi bildi...


Maç içerisinde çok başarılı değildik ama takım savunması ve organizasyon anlamında başarılı işler yaptık...Hucum organizasyonlarımızın merkez oyuncusu Jaja'yı topla fazla buluşturamamız bizim eksi yönümüzdü...Bundan dolayı Jaja maç içinde etkisiz gözüktü...Piotr Brozek tam bir joker gibi oynadı..Sol açıkta başlaya Polanya'lı , Serkan'ın atılmasıyla sağ bek mevkiinde daha başarılı işlere imza attı...Takım organizayonun iyi olmasındaki enbüyük pay elbette Selçuk İnan'a aitti...


ve Burak Yılmaz...Gerçek bir şampiyon gibi oynadı...Burnu kırıldı..Top her ayağına geldiğinde yuhalandı...Sivok'u oyundan attırdı...Verilmeyen penaltı pozisyonunun kahramanı oydu...Ama bütün bunları yaşaya o değilmiş gibi , son dakikalarda iğneyi yapmayı bildi...Burak Yılmazlar kolay yetişmiyor...Anlayan anladı...




Şampiyonluğa ne kadar inandığımızı bu maçı çevirerek bir kez daha göstermiş olduk dosta düşmana...Rakiplerimiz için apselenme mevsimi bu hafta Beşiktaş galibiyetimizle başlamış oldu...


Şenol Güneş gibi bir modern konfüçyüsü bile çileden çıkartan bu düzenin ta....

5 Mart 2011 Cumartesi

Premier Lig Futbolu


Her hafta Trabzonspor maçlarından sonra hep benzer cümleleri duyuyoruz...Müthiş futbol , kalbi olanlar izlemesin . tıpkı Premier Lig gibi falan filan...Hele bir de Trabzonspor puan kaybederse değmeyin keyiflerine...


Sadece ikinci yarı ile ilgili olarak bazı istatistikler vermek istiyorum...İkinci yarının ilk maçı Trabzonspor evinde Ankaragücü ile oynuyor...60 dakika iyi mücadele edip pozisyonlara giriyoruz ama sadece birini değerlendirip maçı berabere bitiriyoruz...Ankaragücü mücadelesi sayesinde takdirleri topluyor bizde tebrik ediyoruz...Bir hafta sonra aynı Ankaragücü evinde Manisaspor'dan 3 gol yiyerek mağlup oluyor...


Üçüncü hafta yine evimizde Antalyaspor'la oynuyoruz...Pozisyonlarada giriyoruz ama Antalyaspor'un Premier Lig vari kademeli oyun anlayışı ve sert futboluna cevap veremeyerek yine berabere kalıyoruz...Bize de bu durumda Mehmet Özdilek ve oyuncularını tebrik etmek düşüyor...Fakat bir hafta sonra aynı Antalyaspor , evinde Manispor'dan 4 gol birden yiyerek kademeli savunma anlayışlarını çöpe atıyor...


Beşinci hafta Manisaspor'la deplasmanda oynuyoruz...Alanzinho'nun 86. dk da şapkadan çıkardığı golle deplasmanda Manisaspor'u yenmeyi başarıyoruz...Fakat bu maçta Manisalı futbolseverlerin yapmaya çalıştıklarının anlamlandırmakta aynı başarıyı gösteremiyoruz...Neyse bu maçta kemikkıran kesilen Manisaspor , ertesi hafta Sivas deplasmanından 4 gol yemeyi de ihmal etmiyor....


Altıncı hafta Kayserispor'la evimizde oynuyoruz...Maç öncesi başkanımızın açıklamaları ortamı boşuna germiş olabilir ya da başkan haklı olabilir , her neyse...Duayenlere göre sezonun en güzel maçı...Avni Aker'de Şota'nın değil sanki Arsene Wenger'in öğrencileri oynuyor...90 dk hiç düşmeyen tempo , girilen pozisyonlar verilmeyen penaltı , kırmızı kartlar , yarılan hakem kafası...Kayserispor bir puanı sonuna kadar hakediyor...ve ertesi hafta kendi evinde Manisaspor'u konuk ediyorlar...Evinde ilk mağlubiyetini alıyor ama asıl önemli olan Trabzonspor maçındaki futbolun %10'u sahada yok...Sanki Fenerbahçe maçındaki Kayserispor var sahada...


Keşke Spor Toto Liginde her maç Premier lig tadında olsa...Sanki her takımın 2 maç kontenjanı var Premier Lig takımı gibi oynamak için 2 side bize denk geliyor...Acaba Aykut Kocamam öyle ya da böyle şampiyon olacağız derken bir bildiğimi var dı...???

Hayırdır İnşallah


Suluhanda , kaptan köşkündeyiz...Süzgeçsiz (normal) çayımızı yudumluyoruz...Çayın ağzıma gelen talaşına bir iki ısırık atmadan mideye göndermeye niyetli değilim...Şöyle bir etrafa bakıyorum ki kare tamam...Atla Gel Şaban filmindeki minübüsten pek bir farkı yok...Sadece şiki şiki baba müziği çalmıyor , o kadar işte...


Gözüm dışarıyı alıyor...Şöyle bir keseyim diyorum etrafı ama yeni yapılan camlardan dolayı kafayı çıkartamıyorum dışarıya...Neyse ; tvde soğuk bir Ankara akşamında oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçı var...Ankara kar yağışlı...Son dakikalar oynanırken kırmızı siyahlılar golü buluyor ve maçta bu sonuçla bitiyor...


Bizde artık ikinci ile aramızdaki puan farkını 3'e çıkarmanın mutluluğunu yaşıyoruz...


Biliyorum maçlardan önce bu tip şeyler yazmak tehlikelidir ama sadece gördüğüm bu rüyayı paylaşmak istedim...24 saat Trabzonspor'u yaşıyoruz işte...Bu da kanıtı olsun!!!

Felaket



Bayern 8 gün içinde üçüncü yenilgisini bugün aldı. Rummenige'ye göre bu sekiz gün Bayern için tam bir felaket oldu...

Hannover ; Bayern karşısında üç golle galip gelerek ,Şampiyonlar Ligi'ne katılma yolunda avantajı yakaladı...Rummenige felaket diyor ama asıl felaket gelecek sene Şampiyonlar Ligi'ne giremedikleri zaman olacak.

Münih'teki geleceği tehlikeyi giren Van Gaal, "Buradaki geleceğim hakkındaki soruları cevaplayacak pozisyonda değilim. Yönetim her zaman arkamda oldu ancak sezon sonunda ne olur bilemiyorum." şeklinde konuştu.



Van Gaal'ın takımdan ayrılacağı söylentilerine değinen Rummenigge ise, "Bu konuda acele karar vermek istemiyoruz. Bir hafta içerisinde hem Borussia Dortmund'a hem de Hannover'e kaybettik. En kötü sezonlarımızdan birini geçiriyoruz. Durumu iyi analiz ederek en doğru kararı vereceğiz." yorumunda bulundu.

Ne olursa olsun kısa vadede bu kriz durumundan kurtulup Bayern Münih'in bu ligi ilk üç sırada bitirmesi sağlanır diye tahmin ediyorum. Seneye de yar saçların lüle lüle , Van Gaal sana güle güle...

3 Mart 2011 Perşembe

Rod Stewart - Maggie May

video

Rivayet odur ki ; Rod Stewart amcamız bu muhteşem şarkıyı ilk defa milli olduğu hatun için yazmış...Kara sevdaya tutulmuş Rod Stewart kendinden yaşça büyük bir hatuna...Aşkın bünyeyi zayıflattığı her er kişi gibi çelişkiler sözkonusu...Yaşlısın ama bu gözlerim bunu görmez diyor...Kullanıldım ama iyi ki varsın diyor...


you made a first class fool out of me
but i'm as blind as a fool can be.
you stole my soul but i love you anyway

Aşkın kendisini tükettiğini biliyor ama bu durumdan da vazgeçemiyor...Neyse alan razı veren razı...Bize de şarkıyı dinlemek düşer...!

Kaiser&Cruyff


Hafta Sonu Futbol Ekranı


4 Mart Cuma
20:00 Kayserispor-Manisaspor / Lig TV
21:30 Dortmund-Koln / TRT 3
21:45 Lecce-Roma / Spormax
5 Mart Cumartesi
14:00 Mersin İdman Yurdu-K.Erciyesspor / TRT 1
14:00 Konyaspor-Ankaragücü / Digi Kanal
14:45 Birmingham-West Brom / PL TV
16:00 Gaziantepspor-Sivasspor / Lig TV
16:30 Hannover 96-Bayern Munih / TRT 3 & TRT HD
17:00 Arsenal-Sunderland / Spormax & PL TV
19:00 Mallorca-Valencia / NTV Spor
19:00 Galatasaray-Karabükspor / Lig TV
19:30 Manchester City-Wigan / Spormax
19:30 Leverkusen-Wolfsburg / TRT 3 & TRT HD
19:45 Twente-Breda / Beyaz TV
21:00 Barcelona-Zaragoza / NTV Spor
21:45 Juventus-Milan / Spormax & TV8
21:45 Excelsior-PSV / Beyaz TV
22:00 Auxerre-PSG / Kanal A
23:00 Atletico Madrid-Villareal / NTV Spor
6 Mart Pazar
13:30 Rizespor-Gaziantep BB / TRT 1
13:30 Sampdoria-Cesena / TV8
14:00 Kasımpaşa-Antalyaspor / Digi Kanal
15:30 Liverpool-Manchester United / Spormax
16:00 Inter-Genoa / TV8
16:00 Bursaspor-İBB / Lig TV
16:30 Freiburg-W.Bremen / TRT 3 & TRT HD
17:00 Eskişehirspor-Bucaspor / Digi Kanal
17:30 Ajax-AZ Alkmaar / Beyaz TV
18:00 Wolves-Tottenham / Spormax
18:00 Lyon-Arles / Kanal A
18:30 Hamburg-Mainz 05 / TRT 3 & TRT HD
19:00 Adanaspor-Samsunspor / TRT 1
19:00 Beşiktaş-Trabzonspor / Lig TV
21:45 Lazio-Palermo / Spormax & TV8
22:00 Marseille-Lille / Kanal A
22:00 Santander-Real Madrid / NTV Spor
7 Mart Pazartesi
20:00 Gençlerbirliği-Fenerbahçe / Lig TV
22:00 Blackpool-Chelsea / Spormax

Bayern 0-1 Schalke


Schalke ; Allianza Arena'da , Bayern'i usta golcusü Raul Gonzalez'in goluyle 1-0 yenerek Almanya Kupası finalinde Duisburg'un rakibi olmayı başardı.

Almanya Kupası , Schalke için gelecek sene Avrupa'da boy göstermek açısından son şans...Önlerinde sadece Duisburg kaldı bu hedeflerine ulaşmaları için...

Bayern'e gelince 4 gün içerisinde Allianze Arena'da iki önemli rakibine karşı oynadığı iki maçıda kaybetti...Takım içerisinde eksik olan bir şeyler var...Hafta başında Philip Lahm , Van Gaala sitem edercesine açıklamalar yapmıştı...Van Gaal'in kendi sisteminden ne olursa olsun taviz vermemesinden rahatsız olmuş açıkçası...Şimdilik Bayern cadı kazanı gibi...Bu sene Almanya sınırları içinden kupa alamamayı garantilediler...En önemli hedefleri şampiyonlar ligi ve gelecek sene ön eleme oynamadan şampiyonlar liginden oynayabilecekleri bir sıralamada ligi bitirmek...Tabi bunun içinde bu hafta sonu deplasmanda oynayacakları Hannover maçı çok önemli...Rummenige ; Schalke maçı sonrası yaptığı açıklamalarla takımını ve taraftarını soğukkanlı olmaya davet etmiş...

Bayern'in bir kriz durumunda olduğu kesin şu anda...Bakalım şimdilik bu kriz durumunu nasıl aşacaklar? İzleyip göreceğiz...

2 Mart 2011 Çarşamba

Duisburg Finalde

Almanya Kupası yarı finalinde Duisburg son 15 dakikasında 10 kişi kaldığı maçta Energie Cottbus'u 2-1 yenerek finale yükseldi. Bu akşam oynanacak Schalke-Bayern maçı sonucu Duiburg'un finaldeki rakibini belirleyecek. Bayern finale çıkarsa ; Duisburg büyük bir ihtimalle seneye Almanya'yı Uefa Avrupa Liginde temsil edecek...


Bayern finale çıkarsa , Duisburg'la oynanacak final maçı benim için ilginç bir maç olacak.Bir tarafta memleket takımı Duisburg , diğer tarafta Bayern!!! Türkiye'de ekseri çoğunluğun yaşadığı eziklik psikolojisini benimde yaşamam muhtemel...

28 Şubat 2011 Pazartesi

Çıldır , Çıldır , Çıldırmayan...


Nuri'nin hafta sonu Bayern Münih filelerine bıraktığı enfes plasesi...



Ardından Kloop'un mikrop gol sevinci...Kloop'a kadar bu Almanları hep soğukkanlı bilirdik...Tabuları yıka yıka şampiyonluğa gidiyor....Yakışır...

27 Şubat 2011 Pazar

Trabzonspor 3-3 Kayserispor / Avni Aker'de Seriye Devam


Zannediyorum ki akıl sağlığım hala yerindeki buraya bunları yazıyorum...O kadar neden varki sinir krizleri geçirmek için , hangisine takılıp kalacağımı şaşırdım ben de orta yolu bulup maç yazısı yazayım bari dedim...


Her şeyden önce mücadele ve oyunun süreklilği açısından mükemmel bir maç oldu...Sene başından beri izlediğim en iyi Kayserispor ve takım savunması en kötü Trabzonspor vardı sahada...Maçın 3-3 lük skoru kimseyi aldatmasın 5-5 ya da 6-6 bitebilirdi...


İkinci yarı Avni Aker'de oynamış olduğumuz üçüncü maçta üçüncü beraberliği alıp bu seriyi bir adım daha öne taşıdık...


Takım savunması ve kanatlar hem savunma hem de hucum anlamında SOS verdi...Trabzonspor'da takımın omurgasını oluşturan 4 oyuncu var...Onur , Egemen , Selçuk ve Jaja...Bunlardan iki tanesi oynamayınca , bu akşam Avni Aker'de küfürbaz olduk çıktık...Kayserispor'da Amrabat ve Ziani Trabzonspor' resmen çökertti...Amrabat'ın , Serkan ya da Cale'ye takılıp geçemediği pozisyon hatırlamıyorum. Hayatımda bu kadar kötü bek performansları izlemedim...


Kayserispor'un ara transferde kadrosuna katmış olduğu Ziani ve Amrabat Trabzonspor'un ipini çekti...Bizim devre arası transferler uyum sürecini henüz atlatamadı...!!!Umarım önümüzdeki yıl bir kaç kolbastı figirü öğrenerek uyum sürecini çabuk atlatmış Brozek kardeşlerden faydalanırız...!!!


Alanzinho'nun ilk onbirde başlayarak ; Yattara'nın da ikinci yarıda oyunu girerek faydalı oldukları hiç bir maçlarını hatırlamıyorum...Şenol Hoca'nında bu ısrarlarını anlamakta müthiş zorlanıyorum....Yattara sonradan girip maç çevirmiyor arkadaş işte...Başlat bu adamı ilk onbirde , faydası yoksa sok oyuna Alanzinho'yu...


Umut'un kaçırdığı pozisyon fizik kurallarıyla açıklanamayacak kadar zor...Hayatta her zaman F=M*a değil işte...Umut Bulut bir kez daha bize bunu gösterdi...


Yattara , son dakikadaki pozisyonda topu Jaja'da o golu atsa her şey çok farklı olabilirdi ama olmadı işte...!!!


Hakem Yunus Yıldırım hakkında sıcağı sıcağına yazmayayım...Sadece Aykut'un açıklamalarından sonra 6 maç oldu...Maçı sürekli rakip sahada oynayan Trabzonspor hiç penaltı kazanamadı...Şenol Hoca zaman Don Kişot olma zamanı değil...Aklınızı başınıza devşirin...Şamil Ekinci Müzesindeki boş kupanın yeri bu sene dolacak...O kadar!!!




Hakem Haklı Beyler

Büyükşehir Belediye taraftar grubu Bozbaykuşlar yine yaptı yapacağını....Büyükşehir Belediye penaltı atışı kazanınca bu pankart ortaya çıktı...Sayıları çok az , pankart çok küçük ama yine gündem oluşturmayı başardılar...


Burda da karavanacı Sabri'ye hedef gösteriyorlar...Bozbaykuşları izlemeye devam...