''Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim.Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.''

Albert CAMUS

14 Şubat 2011 Pazartesi

Beni Yak Kendini Yak

Hajduk Split'in 100. yıl kutlamaları...Resmen şehri ateşe vermişler...Neron'ların diyarı Split'e saygılar sunarak bu fotoları buradan yayınlamak zorunda hissediyoruz kendimizi...





Sanki Trabzon'daki şampiyonluk kutlamalarının provasını yapmışlar...Mayıs ayına kadar şehir yakma konusunda rekor Split'lilerde...Söyleyene değil söyletene bak...=)

Robben's Blood

Hele Robben bir oynamaya başlasın kan çıkar dedim. Nitekim çıktı...

12 Şubat 2011 Cumartesi

Sivasspor 2-3 Trabzonspor


Şampiyonluk için kesinlikle galip gelmemiz gereken bir maçtı. Kazanmayı başardık. Maça erken kazandığımız bir golle başlamamız bizim için bir avantajdı. Hucum hattındaki müsrifliğimiz ve basit hatalar maçı bu kadar zora sokmamıza neden oldu. Her şeye rağmen 3 puan ilaç oldu ilaç...

Bence maçın kırılma anı maç öncesi yaşandı. Onur'un iyileşerek kaleye geçmesi ve kendine yakışan performansı sayesinde seri galibiyetlere yeniden başlamış olduk. Mustafa Yumlu iyi bir performans gösterdi. Piotr Brozek güçsüz görünmesine ve bazı pozisyonlarda geçilmesine rağmen Cale'den daha etkili göründü. Colman ilk yarı vasatın altında olmasına rağmen; Selçuk ve Colman bu maçta Trabzonspor'u tekrar eski tiki taka futbol stratejisine geri döndüreceklerinin sinyalini verdiler. Jaja gol dışında çok etkili değildi.Sivasspor'un sert futbolu ve hava şartları Jaja'nın futbolunu olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Fakat her şeye rağmen Jaja işte. Serkan Balcı'da Grosicki ile uğraşmak zorunda kaldı.Sivasspor sürekli Grosicki'yi kullanmayı düşündü.bu yüzden Serkan'a çok iş düştü bu maçta...Umut Bulut vasatın altındaydı. Maçın bu kadar zora girmesinde kaçırdığı gollerin etkisi çok büyüktü.

Maçın adamı tabii ki Burak Yılmaz'dı. Attığı 2 gol dışındada çok etkiliydi. Hep böyle devam Burak...Burak Yılmazlar kolay yetişmiyor...=)

Neyse ölü toprağını üzerimizden attık. Şimdi artık onlar düşünsün. Bu maçla birlikte bizde bu sene içinde gidilmeyen deplasmanlar üzerine bir tik işareti koymuş olduk. Gerçi 1000 km'den az yer bizim için deplasman sayılmıyor ama Sivas'a kıyak geçiyoruz işte...

3. golu atıp sevinirken arkamızda oturan yaşlı bir amca gole inanamayıp ne oldu diye etrafına sorarken hepimize pes dedirtti. Ona da buradan selamlar...

Gol: Trabzonspor: 3 – Sivasspor: 2

Toplam Şut: Trabzonspor: 14 - Sivasspor: 13

İsabetli Şut: Trabzonspor: 7 - Sivasspor: 6

İsabetli Orta: Trabzonspor: 7 - Sivasspor: 6

Faul: Trabzonspor: 15 - Sivasspor: 20

Korner: Trabzonspor: 4 - Sivasspor: 7

Ofsayt: Trabzonspor: 3 - Sivasspor: 2

Topla Oynama Oranı: Trabzonspor:% 50 - Sivasspor:% 50

11 Şubat 2011 Cuma

İmmortal - At The Heart of Winter

Yaklaşık 2 gündür Artvin'deydim. Karla kışla bayağı bir haşır neşir oldum. Cankurtaran Dağı'nın eşsiz manzarası eşliğinde ; 1 metreyi aşkın kar kalınlığı ve hiç durmayan lapa lapa kar yağışı...

mp3 player'da İmmortal'ı buldum...Şarkı çalmaya başladıktan sonra kış mevsiminin kalp atışlarını hissetmeye başlamıştım.''I am staring forth raventhrone. I know I'm at the heart of winter''..

Ne diyeyim iyi ki varsın heavy metal...Seni sevmemek için bir neden arıyorum ama bir türlü bulamıyorum. Hep benimle kal olur mu? Yaz kış demeden!!!

Hep Aynı Nakarat


Ertuğrul Sağlam, Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ın, ''Fenerbahçe-Bursaspor maçı şampiyonluk için kırılma noktası olacak'' şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, ''Her takım kendine göre şampiyonlukla ilgili açıklamalarda bulunabilir. Bu beni bağlamıyor. Biz kendi işimize bakacağız. Bu açıklamalar o açıklamaları yapanları bağlar'' demiş.

Ertuğrul Sağlam işi çözmüş. Aykut benzer açıklamaları bizim maç öncesi de yapmıştı. Bu maç kırılma maçı , öyle ya da böyle yeneceğiz falan filan. Gündem oluştur , panik yarat , hakem odası bas, tehdit et...Her şey 3 puan için...Şimdi Bursaspor maçı için nabız yokluyorlar. Karşı taraftan gelecek olan tepkiye göre ortamı daha da alevlendirebilirler. Hatta eski maçları gündeme getirmeler ya da hakemlerle ilgili açıklamalarla da kamuoyunu meşgul etme ihtimali çok yüksek olacaktır.Ertuğrul Sağlam ilk hamleyi güzel karşılamış.Ertuğrul nerede, hangi coğrafyada yaşadığının farkında ve ona göre açıklama yapmış.Kısacası kendi işine bak kardeşim sanane demiş , tuzağa düşmemiş. Yani Şenol Hocanın yapmadığını yapmış.

Karate Kid Daniel San'ın senseisi üstad Miyagi San der ki ''Asla tutkuların prensiplerinin önüne geçmesine izin verme,kazansan bile kaybedersin.'' İyi güzel demiş de Şenol Hocamız artık anlasın ki burada Karate Kid filmi oynanmıyor.Sen de Miyagi San değilsin. Bırak milleti düzeltmeyi.Burası Türkiye burda milletin kafasında 40 tilki dolanır. 40'ıda birbiriyle düzüşür.

Bundan sonra enerjimizi sadece takımımıza verelim ve şampiyonluğa odaklanalım. Ne olur!!!

Beşiktaş 90-88 Trabzonspor


Basketbol takımımız, Spor Toto Türkiye Kupası yarı final mücadelesinde Beşiktaş Cola Turka’ya, 90-88'lik skorla mağlup oldu.Beşiktaş yeni transferi Serkan Erdoğan sayesinde elenmekten kurtuldu.Artık kolay kolay kaybetmeyen bir takım oluyoruz.Bu iş sabır işi , sonuna kadar desteğe devam...Canınız sağolsun

Uzun vadede takım ve şehir olarak çok umutluyum.Trabzonun hem futbol hem de basketbol şehri olarak anılacağı günler pek uzak değil...


BEŞİKTAŞ COLA TURKA (90): Serkan Erdoğan 18 (1 ribaund- 5 asist), Mustafa Abi (2 ribaund), Hüseyin Beşok 2 (2 ribaund), Serhat Çetin 7 (1 asist), Michal Ignerski 5 (2 ribaund- 1 asist), Marcelus Kemp 19 (1 ribaund- 3 asist), Mire Chatman 11 (7 ribaund- 5 asist), Cevher Özer 7 (6 ribaund- 1 asist), Andrew Oglivy 21 (4 ribaund- 2 asist)

MEDİCAL PARK TRABZONSPOR (88): Igor Milosevic 16 (2 ribaund- 4 asist), Aleksandar Rasic 5 (1 ribaund- 3 asist), Ali Karadeniz 22 (6 ribaund), Hadi Özdemir 12 (6 ribaund- 1 asist), Ersin Görkem 15 (8 ribaund- 2 asist), Goran Cakic 4 (3 ribaund- 3 asist), Derrick Obasohan 9 (1 asist), Alvin Snow 5 (1 ribaund- 4 asist)

1.PERİYOT: 19-22
2.PERİYOT: 23-22
3.PERİYOT: 21-22
4.PERİYOT: 27-22

9 Şubat 2011 Çarşamba

Yarı Finalde Rakibimiz Beşiktaş


Favorisi olmayan maçta Aliağa Petkimi 72-62 mağlup ederek Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Finalinde Beşiktaş Cola Turka ile eşleştik.Takımımız ritmini buldu.21 sayı ile oynayan Ali Karadeniz maçın adamı...Hadi çocuklar Beşiktaşıda yenin dökün bizi sokağa...


MEDİCAL PARK TRABZONSPOR (72): Igor Milosevic 12 (1 ribaund- 3 asist), Aleksandar Rasic 5 (4 ribaund- 4 asist), Ali Karadeniz 21 (5 ribaund), Hadi Özdemir 5 (2 ribaund), Ersin Görkem 1 (4 ribaund- 3 asist), Goran Cakic 4 (3 ribaund), Serhat Büker 4 (3 ribaund), Derrick Obasohan 14 (3 ribaund- 3 asist), Alvin Snow 6 (6 ribaund- 1 asist)

ALİAĞA PETKİM (62): Erdem Türetken 2 (3 ribaund- 1 asist), Polat Kaya (3 ribaund),Levent Bilgin 6 (6 ribaund- 1 asist), Barış Güney 2 (6 ribaund- 4 asist), Jarvis Hayes 6 (4 ribaund), Kaan Üner 7 (2 ribaund- 1 asist), Kaspars Kambala 29 (6 ribaund- 1 asist), Brandon Hunter 7 (8 ribaund), Mustafa Okay 3 (1 ribaund)

1.PERİYOT: 16-18
2.PERİYOT: 19-14
3.PERİYOT: 16-17
4.PERİYOT: 21-13

21. Hafta Hakemleri Açıklandı


Bu hafta zorlu Sivas deplasmanındaki maçımızı M.Kamil Abitoğlu'nun kuzeni Kuddusi Müftüoğlu yönetecek...Geçen haftaki Manisaspor-Fenerbahçe maçındaki yönetimiyle Kuddusi; objektif futbol izleyicisini çileden çıkardı...Maçın kırılma anlarında çaldığı ve çalmadığı düdüklerle deplasman karnesi çok zayıf olan Fenerbahçenin galibiyetinde çok önemli payı olduğunu düşünüyorum.


Bu hafta bu maçı kimin yönetmesini istemiyorsun diye sorsaydınız cevabım kesinlikle ''Kuddusi'' olurdu...Yönetim kurulumuz tıp oynamaya devam etsin...Nasıl olsa konuşmayacaksınız ya federasyonda ülke tarihinin en mimli hakemi olan Kuddusiyi atar bu kritik maça...



12 ŞUBAT CUMARTESİ

17.00 İstanbul Büyükşehir Bld.Spor - Gençlerbirliği: İlker Meral

16:00 Sivasspor - Trabzonspor: Kuddusi Müftüoğlu

14:00 Bucaspor - Konyaspor: Cüneyt Çakır

19:00 Gaziantepspor - Galatasaray: Yunus Yıldırım

13 ŞUBAT PAZAR

13:30 Karabükspor - Kasımpaşa: Deniz Çoban

16:00 Eskişehirspor - Bursaspor: Halis Özkahya

19:00 Ankaragücü - Beşiktaş: Özgür Yankaya

17:00 Medical Park Antalyaspor - Manisaspor: Suat Arslanboğa

14 ŞUBAT PAZARTESİ

20:00 Fenerbahçe - Kayserispor: Fırat Aydınus

8 Şubat 2011 Salı

Abitoğlu Sezonu Kapattı


Beşiktaş-Karabük maçı hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu'na sezon sonuna kadar maç verilmeyecekmiş.Maçın gözlemcisi İsmet Cengiz’in Abitoğlu’na 7.4 (yetersiz performans, beklenenin altında) puan verdiği ve normal koşullarda bunun asgari 4 hafta dinlendirilme olarak yorumlandığı, ancak MHK’nin federasyon başkanından da gelen tepkiyi göz önüne alarak Abitoğlu’na sezon sonuna kadar görev vermeyi düşünmediği ileri sürüldü.

Bahsi konu olan hakemin maç içerisindeki hatalarını şöyle sıralayabiliriz

Beşiktaş aleyhine

* Kerim-Simao mücadelesinde temas noktası ceza alanı içindeydi. Faulü veriyorsa, penaltı da olmalıydı.Faul olup olmadığı tartışılır.Zaten kafasında soru işaretleri olduğu için penaltı çalamadı.

* Almeida’nın vurduğu top üst direğe çarparak kale çizgisini geçti. Net bir goldü.
Bu düdüğü tek artniyetsiz düdüktü kanımca.Etme bulma dünyası.İlahi adaletin tecelli ettiği pozisyonda diyebiliriz.

Karabük aleyhine

* İbrahim Toraman’ın topla oynama niyeti olmadan Emenike’nin ayağına basması net sarı karttı.Bir futbolsever olarak ağzıma en galiz küfürleri aldığım pozisyon.(Eline sağlık Teofilo...)

* İbrahim Üzülmez ’in yerde kayarak Hakan’a yaptığı sakatlayıcı hareket kırmızı kartlıktı. Ama sarı kart bile çıkmadı.

* İbrahim Toraman, ceza alanı içine giren Emenike’yi topa hareketlenmeden kolu ile iterek dengesini bozdu. Pozisyon penaltıydı. İkinci sarıdan da kırmızı görmeliydi.

* Emenike, ceza alanı içinde topu kaleci Hakan ’dan kurtardığı anda file bekçisinin müdahaleyle ile yerde kaldı. Pozisyon bariz penaltıydı ve kırmızı çıkmalıydı.Uganda Liginde bile bu pozisyona penaltı ve kırmızı kart çalmayacak hakem yok.

* Sivok’un Emenike’ye arkadan yaptığı harekette kartını kullanamadı.

* Rakibini itekleyen Ernst’i görmezden geldi, sarı kart vermedi..

Bunlar sıcağı sıcağına hatırladıklarım.Aklıma gelen sorularıda şu şekilde sıralayayım.

1-Beşiktaşın golunu vermiş olsaydı.Bu hakemin dinlendirilmesi söz konusu olurmuydu ?

2-Beşiktaş camiası hakemlere öfke kusarken Karabük aleyhine olan pozisyonlar hakkında tek laf etmeyerek kamuoyu önünde antipatik duruma düştüklerinin farkında değillermi.? Yada geleceğe yönelik yatırımlar mı söz konusu ?


3- 13 Aralık 2008 tarihinde Bursaspor-Trabzonspor maçı 88. dakikada Sercanın 650 metre ofsayttan attığı golde orta noktayı göstererek Umut'unda 93.dk daki nizami golune ofsayt düdüğü çalan M.Kamil Abitoğlu neden dinlendirilmedi.?

4- 18 Ekim 2009 Ali Sami Yen Stadında Galatasaray 4-3 Trabzonspor maçında Serkan Balcı'nın kaleci ile karşı karşıya kaldığı ve arkadan müdahale ile ceza sahası içinde düşürüldüğü pozisyonda penaltı çalamayan , aynı maçta Servetin faul yaparak attığı golde orta noktayı gösteren ,Galatasaray'ın maç içinde 2 kırmızı kartını es geçen M.Kamil Abitoğlu o sene neden dinlendirilmedi.?

5-Acaba Trabzonspor'un aleyhine yapılan bu hatalar bahsi geçen maçlarda diğer takımların aleyhine yapılmış olsaydı federasyon bu hakem konusunda aynı şekilde sessiz kalacakmıydı?

6-Karabük aleyhine yapılan bu kadar hatalara rağmen; kamuoyu önünde mağdurları oynayan Beşiktaş Yönetiminin çığırtkanlıkları sayesinde sezonu kapatan M. Kamil Abitoğlu diğer hakemler için örnek teşkil edecek mi...? Hakemler ; İstanbul takımları aleyhine düdük çalarken ince eleyip sık dokumayacaklarının garantisini artık kim verebilir.?

7-Devre arasında hakemler aleyhine konuşan Aziz Yıldırım neden şimdi konuşmuyor.Yoksa diyet ödendi mi? Ya da ödenmeye devam ediyormu ?

8- Trabzonspor yönetimi ; bu soğuk savaş ortamında rakiplerimiz atom bombası yada hidrojen bombası kullanırken ne zamana kadar taşla sopayla savaşmaya devam edecekler ?

7 Şubat 2011 Pazartesi

Littbarski Wolfsburg'un Yeni Hocası



Mac Laren kovuldu ve Wolfsburg yeni hocası artık Pierre Littbarski...Zaten bir İngiliz'in ne işi var Alman Liginde çözememiştim. Tamam globalleşen dünya falan ama o kadar da değil. Yolu açık olsun...

Littbarski'nin Wolfsburg'un başına geçmesi beni çok heyecanlandırdı. İlk hayranı olduğum Alman futbolcuydu vakti zamanında...Mahallede top oynarken herkesin Maradona ismini çokça zikrettiği günlerde; bendeniz top ayağıma geldiğinde Littbarski , Littbarski diye mırıldanırdım. Belki de ismi bana çok kafiyeli gelirdi...Hey gidi günler...

Başarılar Pierre Littbarski...Seviyoruz seni.

6 Şubat 2011 Pazar

Trabzonspor 0-0 Antalyaspor...Hala Lideriz!!!


Maçla ilgili bişey yazasım yok...Şu anda deprem olsa biz şampiyonuz....Üç maçta iki puan, kayıp yedi puan...İnanıyorum toparlanacağız...

Taraftara gelince ; Hayatımda hiç bu kadar karamsar insanlar topluluğu görmedim.İstanbul Büyükşehir Belediyesporun taraftar topluluğu ''BOZBAYKUŞLAR'' isminin patentini almamışsa talip olalım...Bizden ala Bozbaykuş olmaz. Hepsi kötü ruh...Eleştirecek adam gelmesin Avni Akere siktirsin gitsin...Evinde ne yaparsa yapsın...İster kafasına sıksın (tabi varsa) ister kendini patlatsın...Yeter be...Bunlardan değil olimpiyat ruhu; nane ruhu bile olmaz...


Gol: Trabzonspor: 0 – Antalyaspor: 0

Toplam Şut: Trabzonspor: 16 - Antalyaspor: 7

İsabetli Şut: Trabzonspor: 4 - Antalyaspor: 3

İsabetli Orta: Trabzonspor: 15 - Antalyaspor: 5

Faul: Trabzonspor: 18 - Antalyaspor: 27

Korner: Trabzonspor: 7 - Antalyaspor: 2

Ofsayt: Trabzonspor: 1 - Antalyaspor: 3

Topla Oynama Oranı: Trabzonspor:% 60 - Antalyaspor:% 40

5 Şubat 2011 Cumartesi

good&bad


There are two types of people in this world, good and bad. The good sleep better, but the bad seem to enjoy the waking hours much more.

Woody Allen

Seyircimisin Yoksa Oyunun Bir Parçası mı?

Teşekkürler Ganzilis...Emeğine sağlık...Şimdi tekrar ayağa kalkma zamanı...

3 Şubat 2011 Perşembe

The Good, the Bad and the Ugly



Blondie: You see, in this world there’s two kinds of people, my friend: Those with loaded guns and those who dig. You dig.

İyi Kötü ve Çirkin 1966

Dakika 61



Herkesçe malum olduğu gibi stadyumda maç saati 61:00'ı gösterdiğinde Trabzonspor tribünlerinde artık gelenekselleşmiş olarak kutlamalar yapılır. Genellikle konfeti ve tezahurat ile yapılan bu kutlamalara ; yeri geldiğinde meşaleler eşlik eder.

On yılı aşkın süredir bu kutlamalar Trabzonspor tribünlerinde yapılır durur. İlk olarak ; numaralı tribünün köşesinde konuşlanan Uni-Ts tarafından uygulanan bu düşünce , zamanla diğer taraftar gruplarından da destek görerek ; yaklaşık 5 yıldır yönetimin de katkılarıyla bütün tribün tarafından uygulanan bir ritüel haline gelmiştir.

Türkiye'de Trabzonspor tribünlerinde başlayan plaka dakikasını kutlama geleneği zamanla diğer şehir tribünlerine de yayıldı. Bugün bütün şehir takımları nerdeyse maç saati plaka dakikalarını gösterdiğinde kendilerine has kutlamalar yapmakta...Hatta Bursa ve Ankaragücü tribünleri hem 6 hem de 16. dakikada çifte kutlama yapıyorlar kardeşliklerine binaen...

Trabzonspor tribünlerinin ön ayak olduğu bu olay sayesinde Anadolu tribünlerinde insanlar memleket ve şehir takımlarını destekleme konusunda daha farklı şeyler hissediyorlar.

Fakat geçen hafta itibari ile olay daha farklı bir boyut kazandı. İlk olarak İnönü stadında; hafta sonuda Kadıköy'de Beşiktaş ve Fenerbahçe taraftaraları 61. dk kutlaması yaptılar kafalarına göre...Daha doğrusu bize eşlik ettiler 61. dk da...Maç sonu kolbastı olayına girmiyorum...Hakikaten bize her yer TRABZON...

Farkındayım bu bahsi geçen takımların plakası yok...Sadece semt takımları...Keşke bir plakaları olsa...Ama illa kutlama yapacaksanız size bir önerim var...Malum İstanbul'un plaka kodu 34...Skorbord 34:03'ü gösterdiğinde Beşiktaş ; 34:05 i gösterdiğinde cimbom ; 34:07'i gösterdiğinde Fener taraftarı kutlama yapsınlar...Ya da kafanıza göre takılın işte...Ne bileyim kıskanadurun...

Kan Davası Bitti


Arjen Robben'in Dünya Kupası'nda sakatlanmasının ardından başlayan tartışma, Hollanda Milli Takımı ve Bayern Münih arasında bir hazırlık maçı ayarlanmasıyla tatlıya bağlandı.

Allianz Arena'da 22 Mayıs'ta bir hazırlık maçı yapılarak bütün gelirin Münih ekibine kalacağını belirten Hollanda Federasyonu Yöneticisi Bert van Oostveen, "Yapılan görüşmelerin ardından en mantıklı çözümün bu olacağına kadar verdik." dedi.

Çözümü adil bulan Bayern Münih Başkanı Karl-Heinz Rummenigge ise, "Bu karar sonucunda bence futbol kazandı. Taraftarlar güzel bir maç izleyecek. İki tarafında memnuniyetle karşıladığı adil bir karar oldu." şeklinde konuştu.

Turnuva öncesinde sakatlığına rağmen final maçında 120 dakika ter döken Robben, Dünya Kupası sonrası uzun bir süre sahalardan uzak kalmıştı. Uyarılara aldırış etmeyip yıldız futbolcularını oynatarak sakatlığının büyümesine neden olan Hollanda Federasyonu'na dava açan Bayern yönetimi, oyuncunun oynayamadığı dönemdeki maaşını federasyondan talep etmişti.

Bayern yönetimini kutluyorum. En azından bir sonuç elde ettiler.Robben'in sakatlanmasının diyeti hazırlık maçı. Gelirsin Allianze Arena'ya tıpış tıpış oynarsın. Maçtan sonra Hoeness'den şu açıklamayı bekliyorum.''Hollanda Milli takımı akıllı olsun yoksa aklını alırım''

2 Şubat 2011 Çarşamba

все вернется, я знаю все вернется...



Наедине с оставшимся желанием
Ломая тишину непослушными пальцами
Как на глубине задержу дыхание
Нам всё предстоит узнать самим.

Припев:
Когда-нибудь и может не под этим солнцем
Но всё вернётся знаем, всё вернётся
Когда-нибудь поймём сердце не остыло
Зачем всё было с нами, зачем всё было.

В свете настольной лампы, перебирая в памяти
Приму таким, как есть всё, что хотел исправить
Устав бежать, приобретать и тратить
Что я возьму с собой за горизонт на закате.

Сколько рук пожато, рассветов встречено
Всё идёт по кругу, циклично, но не вечно
Однажды обязательно проснёмся
Чтобы ответить на все свои вопросы.

Когда-нибудь поняв что значит быть
И сколько весит наша жизнь
А "завтра" сможет подождать меня пока
Я вдохну запах этого дня.

И досмотреть бы до конца этот закат
Похоже пазл закончен и мне пора назад
Но сколько смог бы я взять
Так мало.

И мы возьмём с собою так немного
Не золото, не сумки с потёртыми джинсами
Лишь память о любви и в долгую дорогу
Нам всё предстоит сложить самим.

Effe Kaptan


Geminin dümeni kaptanın elinde endişeye mahal yok.Bu gözler hep seni arıyor Stefan...Çok özledik be...

1 Şubat 2011 Salı

Bir Yenilginin Anatomisi


Gönül isterdi ki bu başlık galibiyetin anatomisi olsaydı da bizde buradan ballandıra ballandıra yazsaydık. Ama olmadı işte...

Toteme inanmıyoruz ama totemsiz de yapamıyoruz işte...Totemler konusunda ordinaryus mertebesine ulaşmış Nusret'in kamuoyuna duyurusudur altta yazılanlar...Ben de naçizane bir şeyler ekledim...

Zaten ne kadar gudubet adam varsa hepsi Kadıköy'deydi. Her sene aynı tipler. Kardeşim bir kere de değiştirin bakalım neler oluyor. Sanki adamların yüzyıllık deplasman kombineleri var. (Kendim dahil..=)

Evet şimdi Nusret'e göre mağlubiyetin sebepleri...

FB-TS mağlubiyet sebepleri..
1. Dodo'nun Bursa-GS maçında tüm muhalefetlere rağmen Bursayı destekleyerek
mağlubiyet zincirinin ilk halkasını oluşturması...

2. Reco'nun şampiyonluk maçına 'YENGE(!)' olup olmadığını dahi, hala daha
anlayamadığımız bir zat-ı hatun kişiyle gelmesi; ve bu yetmezmiş gibi bu
zat-ı hatun kişinin şampiyonluk fotoğrafına girmesi.(Yıllardır Reco'ya gemicilerin hikayelerini anlatır dururum.Gemide hatun kişiye yer yoktur falan...Demek ki bir kulağından girmiş ötekinden çıkmış...)

3. Günaydın reisin maç esnasında üçlü dahi çekmeyerek, materyalist bir
düşünceyle maçı bahis sitelerine anlatması.(Endüstriyelleşen futbolun temelleri Vakfıkebir'de atıldı sanki...Günaydın'a karşı yaşasın proletarya diyorum...)

4. Maç günü öğle saatlerinde Mulo reisin, İstanbul'un en elit alışveriş
merkezlerinden biri olan Optimum'da, kendilerini GFB'liler olarak tanıtan ve
yaşları 15-18 arası değişen 3-5 tıfıla, kendilerinin gırtlaklarını kesmek
suretiyle tehditkar 'GİDER'i.(Kurtlar Vadisi Filistin'den sonra Kurtlar Vadisi Optimum...Gırtlak kesen Muho...)

5. Hayal reisin maçtan önce altı yolda fener taraftarını galeyana getirmek
suretiyle tayfaya yedirdiği sinkaflı küfürler. (Ah ulan çok kötü doluyum bu yüzden, stratejik ve lojistik olarak hazır değildik...Ama o tipleri yazdım...Bittiniz olum...)

6. Dodo, Hayal ve Mulo reislerin maç günü, namaz kılmak ve mezar
ziyaretlerinde bulunmak suretiyle din istismarı yapmaları...(Burda haklı olabilirsin Nusr..Sen başka zaman her türlü melaneti yap.Fener maçı olunca kaza namazlarını tamamla.Olacak iş değil...)

7. Ahmet Burak'ın ben küçükken yaramazdım.Artık büyüdüm yarabiliyorum diyerek tayfayı dumura uğratması.Kardeşimsin Ahmet Burak!!!

8. Dodo'nun sabah 6'da tayfayı uyandırmak suretiyle herkesi gün boyunca psikopata bağlaması...

9. Fenerbahçe Spor Klubunün , Trabzonspor taraftarına misafirperverlik göstergesi olarak kumanya vermesi...Bunlar 3 puan için her türlü melaneti yaparlar..Efsunlu meyve suları ile galibiyete ulaştılar...Nasıl içerim anlamadım...HAy kafama....

10. Reco'nun içeriye pankartı sokamayarak ''Pankart gitti.Göt gitti'' durumuna düşmesi...Bir de yılların tribüncüsü olacak...Gerçi sokmadığı da iyi oldu...Sevgi böceği ne olacak...

Burdan son olarak takımımıza sesleniyorum...ŞAMPİYON olun Ulannnnn...Manyak olduk işte...

31 Ocak 2011 Pazartesi

Fenerbahçe 2-0 Trabzonspor...Lider Değişmedi...


Öyle ya da böyle bu maç kazanılacak denildi ve Fenerbahçe kazandı. Hakemler gündeme taşındı , klupler birliği başkanı Aziz Yıldırım esti gürledi. Aykut Kocaman irdelensin dedi.Böylelikle camia ve takım olarak kendileri açısından olumlu bir hava oluştururak istedikleri 3 puanı aldılar.

Fakat biz hem teknik hem de psikolojik olarak bu gerilimi kaldıramadık. Anlamsız bir şekilde kupaya da veda ederek İstanbul seferini en kötü ihtimalle noktalamış olduk.







Belki de maç için kırılma anlarından biri Egemen'in sakatlığıydı. Savunma olarak adam paylaşımı ve özgüven konusunda resmen sos verdik. Jaja ve Serkan hariç takım olarak tel tel döküldük. Özellikle maç rolantiye geçince 2. yarı Cale'nin solda ezdiği topları sayamadım.Yattara klasikleşimiş bir şekilde yine sonradan girdiği bir oyunda terlemedi bile...Özet olarak takımızın bu oyunuyla hakem hakkında bile konuşamıyoruz. Fenerbahçe için hakedilmiş bir galibiyetti.Kadıköy'de izlediğim en kötü Trabzonspor'du dün akşamki bordomavililer.


Hedef 4 te 4...Dün akşamki maçtan benim öğrendiğim şu ki...Camia olarak inanmalıyız.Öyle ya da böyle bu 4 maçı kazanacağız.Atarı gideri yok...



29 Ocak 2011 Cumartesi

Stardust Memories

Woody Allen'ın en şık filmlerinden biri...Tabi burada esinlenmiş olduğu yönetmenler de söz konusu...Şu giriş sahnesinde hayat ne kadar güzel anlatılmış.Bir tren vagonu içerisinde ucube tipler ; diğerin de aksine eğlenceli ve de güzel kadınlarla dolu bir ortam..Acaba bu olay sadece çekim yasası ile açıklanabilirmi? Ya da kader mi? Bunu değiştirmek elimizde mi?...Sorular sorular...

Woody Allen'ın film içindeki bir cümlesiyle noktalayalım.

''Sana göre iflah olmaz bir ateistim ; ama Tanrı'ya göre ise sadık bir muhalif...''

28 Ocak 2011 Cuma

Boş Teneke Misali


Gençlerbirliği maçı sonrası basın toplantısında gazetecilerin "Şenol Güneş''e kırgın mısınız?" şeklindeki sorusuna Aykut Kocaman "İnsan sevdiğine kırılırmış. Artık o şey kalmadı. Herhangi bir kırgınlığım yok. Herkes kendi işini yapıyor. Yapmaya da devam etsin.Ben sadece ve sadece hakem standardı ile ilgili konuşma yaptım. bu benim öz düşüncem. Trabzonspor'a dönük değildi." ifadesini kullanmış...

Bir kere bu demeç savaşını başlatan kendisi. Her ne kadar Trabzonspor'a yönelik değildi dese bile; iki kere üst üste 70 milyonun önünde Trabzonspor'a verilen penaltılar irdelenmeli diyen de kendisi...Aragones yapsaydı bu açıklamaları yaşına verecektim ama bu adamın nesine verelim çözemedim...

Neyse maça 2 gün kaldı.İrdelenilecek şeylerle Jaja ilgileniyor...Seni Jaja'ya havale ediyorum Aykut Hoca...

27 Ocak 2011 Perşembe

Biletler Tükendi


Pazar günü Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda oynayacağımız Fenerbahçe maçının rakip tribün biletleri sabah 10:00 'da satışa çıktı ve 2 saat içinde tükendi.Pusuda olduğumuz için anında biletlerimizi aldık.Akşam biletler elimde olacak.Biletlerin sıcaklığını hissettiğim anda hayatta her şey benim için flu olur.Sadece o ve ben...
Aldığım duyumlara göre diğer tribünlerdende hatırı sayılır Trabzonspor taraftarı bilet almış.Karşılıklı bordo mavi yapma ihtimalimiz yüksek...

26 Ocak 2011 Çarşamba

Beşiktaş 2-1 Trabzonspor Elde var Bir...

Trabzonspor sanki bir hazırlık maçı tadında Ziraat Türkiye Kupasında bir derbi mücadelesine çıktı.İdeal kadrodan Egemen , Cale , Serkan , Selçuk , Colman , Burak , Jaja , Engin ve Umut ilk onbirde düşünülmedi.Bernd Schuster geçen hafta yapmış olduğu açıklamada bu maçın ligin seyrinide etkileyeceğini söylemişti.Şenol Güneş'in bu seçiminde bu sözlerin ne kadar etkili olduğunu bilemiyorum.


Beşiktaş'ın mevcut kadro yapısı nedeniyle iki faklı yarı izledik.İlk yarıda sadece nufus kağıdında Trabzon yazdığı için yıllardır bu kadroda yer işgal eden Tayfun Cora'nın kanadından çok defa tehlike yaşadık.İlk golde zaten bu kanattan geldi.İlk 45 dakikayı 2-0 yenik durumda kapatmamıza rağmen Beşiktaş'ın 2. yarı oyundan düşeceğini düşünüyordum.Bunda da yanılmadım.Maç içerisinde bir kaç tane kırılma anı yaşadık.Pawel'in direkten dönen kafa şutu ve Alanzinho'nun karşı karşıya atamadığı pozisyonda Beşiktaş taraftarını ve devlet televizyonu yorumcusu Sergen Yalçın'ı titreme aldı.

Her şeye rağmen ikinci yarı erkenden yapılabilecek Engin ve Colman değişiklikleriyle Beşiktaş'ı kupadan eleyebilirdik.Ama belliki Şenol Güneş , Tarık Bin Ziyad gibi gemileri yaktı.Kupadan elendik artık sığınacak bir limanımız yok.Geri dönüşümüzde yok.

Hakem Cüneyt Çakır sürekli takdir haklarını evsahibi takımdan yana kullandı.Beşiktaşlı oyunculara sarı kart vermesi gereken pozisyonlarda eyyam yaptı.

61. dk kutlaması ile maç sonu kolbastı eğlencesi yapan Beşiktaş taraftarı da ilginç görüntüler oluşturdu..Lig maçında da kolbastı istiyoruz.Tabi yerse...!!!

Beşiktaş-Trabzonspor Maç Öncesi


İstanbul seferi başladı.İlk müsabaka bu akşam Fi Yapı İnönü Stadında istim üstündeki, kendilerini el galaktikos gibi gören Beşiktaş'ile oynanacak.Kazanmak zorunda olmadığımız beraberliğin tur için bize yeteceği önümüzdeki Fenerbahçe maçı için gücümüzü ekonomik olarak kullanmamız gereken bir maç olacak.

Şu anda tabiri caizse bir savaşın ortasındayız.Kem gözler üzerimizde.Akıllı ve stratejik hareket etme zorunluluğumuz bulunmakta.Bu maçta kontraataklarla gol ve goller bulacağımızı düşünmekteyim.Her ne kadar yıldız oyunculara sahip olsalarda Özkan Hocanın dediği gibi yıldız görmek isteyen gökyüzüne baksın...

Bu akşam için pazar günkü Fenerbahçe maçını psikolojik ve fiziksel olarak etkilemeyecek her türlü sonuca razıyım.Hedefe doğru emin adımlarla...

24 Ocak 2011 Pazartesi

Toooorrr Mario GOMEZ




Sonunda Mario Gomez beklentileri karşılamaya başladı.Cumartesi günü Kaiserslautern karşısında sezonun üçüncü hat-trick'ine imza attı.Gol sayısını ligde 17 maçta 15'e toplamda da 26 maçta 23'e çıkardı.Oyunda kaldığı süre 1703 dakika..Bu da yaklaşık olarak 19 maça tekabül ediyor.19 maçlık sürede 26 gol...Gerçekten Gerd Müller vari bir istatistik.Şapka çıkarıyorum.


Ben Mario Gomez'in daha fazlasını yapabileceğini düşünüyorum.Milli takım için vazgeçilmez olduğu anda gelişimini tamamlamış olacak.Kereta çokda şanslı.Arkasında oynayan oyuncular Ribery, Robben , Müller , Schweinsteiger...Bir forvet daha ne isterki...Hadi koçum böyle devam et...destek bizden isabet senden...

Trabzonspor: 95-83 Bornova Belediyesi



Galibiyet serisini dörde taşdık.Sakota ile birlikte oyun karakterimiz oturuyor.Kendi evimizde bundan sonra kolay kolay yenilmeyiz.Hedefte artık play-off var...

M.P. Trabzonspor (95): İlker Türel, Igor Milosevic 8 (1 ribaund- 4 asist), Aleksandar Rasic 12 (2 ribaund- 4 asist), Michael Wright 25 (6 ribaund- 1 asist), Hadi Özdemir 10 (5 ribaund- 6 asist), Ersin Görkem 18 (4 ribaund), Goran Cakic 4 (4 ribaund), Derrick Obasohan 6 (2 ribaund), Alwin Snow 12 (2 asist)

Bornova Belediyesi (83): Umutcan Özyıldırım, Murat Kaya 3 (2 ribaund), Pertev Öngüner 3, Erdi Gülaslan, Kimani Ffriend 19 (6 ribaund), Ümit Sonkol 17 (11 ribaund), Çağdaş Erdoğan, Maurice Rodney Collins 8 (4 ribaund), Tyler Smith 16 (9 ribaund- 7 asist), Soner Şentürk 17 (6 ribaund- 7 asist)

1. periyot: 24-18

Devre: 46-35

3. periyot: 68-57

Maç Sonucu: 95-83

22 Ocak 2011 Cumartesi

Mean Streets





“You don’t make up for your sins in church. You do it on streets. You do it at home. the rest is bullshit.You know it”

Harvey Keitel gördüğü rüyadan uyanır.Derin bir nefes alır ayağa kalkar.Aynada kendine bakar ve tekrar başını yastığına koyar ve ''be my baby'' şarkısı eşliğinde yazılar dökülmeye başlar.



New York'da kendilerine yer edinmeye çalışan iki sokak kabadayısının dramatik öyküsü..Filmin iki kahramanından Keitel din ile gangesterlik arasında gidip gelen tam bir realist ; De Niro ise kendini çevreleyen gerçeklerden çok mafya filmlerinden etkilenen gerçek bir piç. Öykü sağlam ve alışılmışın ötesinde ama onu özel kılan Scorsesenin bu öyküyü ustaca işlemiş.Din, mafya , suç , şidder , adalet , çelişkiler italyan mahallesi...Bu dünyada kadınların değerei yok.Aslolan erkeklerdir.Keitel; epilepsi hastası sevgilizi krize girince onu hiç tanımadığı komşusuna emanet edip, her zamanki gibi bir piçlik peşinde koşan De Niro'nun peşinden gider. Scorsesenin bence en önemli filmlerinden biri...



Filmin başındaki söylenen cümleler ise bizzat yönetmen Martin Scorsese'nin kendi ağzından dökülüyor...

Yerim Kardeşliğini...!!!!!!



Bu iş nedir kardeşim anlamadım gitti.Trabzonspor ile Bursaspor taraftarı düşman.Ankaragücü ve Bursaspor taraftarları can ciğer kanka.Hatta Bursa 5 atınca sesleri bile çıkmıyor güçlülerin.Ondan sonrada Trabzonspor ve Ankaragücü taraftarıda kardeş oluyor.Atalarımız ''Düşmanımın düşmanı dostum ; düşmanımın dostu düşmanımdır'' demiş ama onlar bile yanılmış bu konuda.Şu olayı üniversitede sosyoloji kürsüsüne götür adamlar sosyologlugtan istifa etmezlerse bende bir şey bilmiyorum.

Yanlış anlaşılma olmasın.Tribünlerde millet birbirine girsin.Ana avrat gider yapılsın.Palalar ortaya çıksın falan demiyorum.İsteyen istediğiyle de kardeş olabilir tabi.Bu konuda da herkes özgürdür.

Ben sadece 3 puanıma bakarım arkadaş.Birileri benim puanımı gaspederse onunda tepesine binerim.

İkinci yarının ilk maçı oynanacak.Takım bazı psikolojik gerilimler yaşamış.Haftaya İstanbul seferi var ve bunun öncesinde kazanılması gereken bir 3 puan.

Hakem düdüğünü çalıyor maç başladı.O da ne? Ankaragücü lay la lay la lay Ankaragüüüüücüüüü...Yanlış anlaşılmasın...Ankaragücü taraftarı değil bunu yapan.Kendileri akıllı ve tribüncü zanneden bizim taraftarımız.eee 3 puan hani.şampiyon olacaktık...27 sene geçti...Trabzon!!!Hayııır arkadaş...kardeşlik her şeyden önce gelir...!!!Ankaragüçlülerle 3 puanın gitmesi uğruna kardeş olan topluluk maraton tribünün ebesine sövmeyide ihmal etmedi bu arada...Kendi kendilerine küfür ettiklerinin farkındamıydılar.Ya da bunu anladıkları zaman Türkler uzaya gitmiş olacakmı? Tahmin etmek zor...

Kusura bakmayın ama benim beyin nöronlarım daha fazlasını kaldıramıyor..pesss!!!!.

Trabzonspor 1-1 Ankaragücü...Ders Olsun!!!


Saha içinde ve dışında yapılan zincirleme hatalar ile gelen bu sonuç kaçınılmaz oldu.Hatta mağlup bile olabilirdik.Manisaspor maçından sonra evimizde öne geçtiğimiz bir maçtan daha galibiyetle ayrılamadık.İkinci yarının bu ilk maçındaki puan kaybı gerçekten moral bozucu.Tabi bu sonuçta teknik, taktik, motivasyon ve konsantrasyon eksikliklerini neden olarak gösterebiliriz.

Hafta içerisinde camiaada; daha 17 maç oynanmamışken bu stad şampiyonlar liginde bizim ihtiyacımızı görürmü diye tartışma yaşanırken , ihtiyaca binaen alınan polanyalı yeni transferlerin bir Şenol Güneş klasiği olarak 5 hafta tribünde oturtulması beklenirken, stadda negatif enerji yayma konusunda guinnesse girmesine kesin gözüyle bakılan bir taraftar topluluğu önünde bu sonuca kaybedilen 2 puan olarak değilde kazanılan 1 puan olarak bakmak daha doğru olur.

Ankaragücü ortayı kalabalık tuttu.Böylelikle Jaja ve Trabzonspor orta sahası pozisyon üretmekte zorlandı.Yattara'nın sürüklediği bir atak sonucunda öne geçtik.Golden sonra bile Ankaragücü bu oyun disiplininden taviz vermedi.Bu durumda Trabzonspor'un kanatları daha etkin kullanması beklenirdi.Bu işi en iyi yapabilen oyuncu Yattara'da oyundan çıkınca oyun bir nevi kilitlendi kaldı.



Jaja aralara iyi toplar atarak , Yattara'da adrese teslim ortalarla pozisyon oluşturdular.Ama ne yazıkki bugün ne Umut ne de Burak üretkenlik anlamında etkili değildiler.Takım olarak Engin'in eksikliğini hissettiğimizi düşünüyorum.Oyun durağanlaştığı anlarda Engin'in deli dolu çıkışları hem oyuncu arkadaşlarını hemde tribünleri motive edebilirdi.

Şenol Hoca top artık senin elinde.İstanbul seferinden kaybetmeden dönmemiz lazım.KONSANTRASYON!!!!


Gol: Trabzonspor: 1 – Ankaragücü: 1

Toplam Şut: Trabzonspor: 22 - Ankaragücü: 12

İsabetli Şut: Trabzonspor: 8 - Ankaragücü: 5

İsabetli Orta: Trabzonspor: 7 - Ankaragücü: 4

Faul: Trabzonspor: 16 - Ankaragücü: 16

Korner: Trabzonspor: 5 - Ankaragücü: 3

Ofsayt: Trabzonspor: 1 - Ankaragücü: 1

Topla Oynama Oranı: Trabzonspor:% 59 - Ankaragücü:% 41

21 Ocak 2011 Cuma

Genç Oyuncu


Trabzonspor bu hafta içi 1991 Londra doğumlu Coşkun Ekim'i transfer edip rezerv takım 1461 Trabzon'a kiraladı.Genç ve gelecek vaadeden bir oyuncu olduğu hatta Galatasarayın'da gündeminde olduğu ve bizim hızlı hareket ederek bu oyuncuyu transfer ettiğimiz söylendi.

1991 doğumlu genç ve gelecek vaadeden...Gençlik gerçekten göreceli bir kavram.23 yaşındaki Mustafa Yumlu'ya genç denilen bir yerde 1991 doğumlu Coşkun hayli hayli genç sayılır.

Fakat Avrupada büyük takımlara baktığımız zaman Coşkun'un akranları milli takım düzeyinde oynayabiliyorlar.Umarım bizlerde bir gün gençlere güvenip onlara kendilerini kanıtlayabileceği ortamı oluşturabilecek sistemi kurabiliriz.

Ağırlığınca Euro İsterim...



Borussia Dortmund oyuncusuna gelen teklifleri savmak için 24 milyon avro bonservis bedeli belirledi.

Alman ekibi, 21 yaşındaki oyuncu için 24 milyon avro bonservis bedeli belirledi. Yüksek bir bedel talep ederek diğer kulüplerin tekliflerini savuşturmayı hedefleyen Dortmund, aynı zamanda da oyuncunun konsantrasyonunun bozulmamasını istiyor.

Bu sezon başında 350.000 $ bonservis ücreti ödenerek takıma katılan Kagawa, çıktığı 17 maçta 8 gol kaydetti.

Tabiki 24 milyon euro sanal bir rakam , gerçek değerini yansıtmayabilir.Ama bunu baz alırsak değerini yarım sezonda yaklaşık olarak 90 katına çıkardı Japon oyuncu.İşte başarılı transfer diye buna derim ben.Bu olay işletme fakültelerinde geleceğin ekonomistlerine ders olarak okutulmalı.Altı ay içerisinde değerini bu kadar artıracak herhangi bir şey düşünüyorumda bulamıyorum.

Bizde nasıl oluyor işler.? Uzakdoğudan vazgeçtim burnumuzun dibini göremiyoruz.Ortalık pazar kaynıyor.Ama biz ne yapıyoruz.Çantayı 7 milyon euro ile doldur.Git Mamadou Niangı al gel.Sonra adı başarılı transfer olsun.Hiç bir emek, kafa yorma, scouting , karakter analizi, kültürel analiz yapma.parayı ver al.Yazık memleketin paralarına...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Klose kalacak, Van Bommel gidecek...



Bayern Münih’in tecrübeli oyuncuları Mark van Bommel ve Miroslav Klose’nin takımdaki gelecekleri hakkındaki karar verildi.

Real Madrid, Aston Villa ve Kaiserslautern gibi kulüplerden ciddi teklifler alan Miroslav Klose’nin sezon sonuna kadar kadroda tutulmasına karar verildi. Diğer yandan Hollandalı orta saha oyuncusu Mark van Bommel için iyi bir teklif gelmesi halinde satışa izin verilecek.

Demichelis Malagaya gitti.Zaten sakatlıklar yüzünden kadrodan tam verim alınamıyor.
Onu bunu anlamam arkadaş lig gitti, şampiyonlar liginden elenmeyin...



Miroslav'da bu fotoğrafıyla Dr. Who' yu andırıyor.Gerçi şu ana kadar yaptıklarıyla zaman lordu olarak anılmayı hakediyor.Koçum benim...

Fener-Trabzon maç saati belli oldu!!!



Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Fenerbahçe ile lider Trabzonspor arasındaki 19. haftanın zirveyi ilgilendiren dev maçı, 30 Ocak Pazar günü Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda saat 19.00'da başlayacak.

Yaklaşık 2 ay önceki tahminlerim doğru tuttu.Uçak biletini cumartesi gününe almıştık maç pazar olur diye.Federasyonda bizi yanıltmadı.Şimdi sıra Jajada oda beni yanıltmaz bu maçı alır.

Pusuya yatmışız.Sabırsızlıkla biletleri bekliyoruz...

Bundesliganın İhraçları

Aşağıdaki listedi Bundesligadan diğer büyük liglere en fazla bonservis ücretleriyle transfer olan oyuncuların listesi yer almaktadır.En bomba transfer benim açımdan Heargreaves olmuştur.Bu oyuncudan 25 milyon euro bonservis ücret, alabilmek gerçekten müthiş bir yöneticilik olayı...



Jörg Heinrich B.Dortmund'dan AC Florenz'e 12.6 milyon Euro

Khalid Boulahrouz Hamburg'tan Chelsea'ye 13.2 milyon Euro

Rafael van der Vaart Hamburg'tan Real Madrid'e 15 milyon Euro

Aleksandr Hleb Stuttgart'tan Arsenal 15 milyon Euro

Dimitar Berbatov B.Leverkusen'den Tottenham'a 15.7 milyon Euro

Evanilson Aparecido Ferreira B.Dortmund'dan Parma'ya 17 milyon Euro

Mesut Özil Werder Bremen'den Real Madrid'e 18 milyon Euro

Nigel de Jong Hamburg'tan Manchester City'ye 18 milyon Euro

Carlos Eduardo Hoffenheim'dan Rubin Kazan'a 20 milyon Euro

Owen Hargreaves Bayern Münih'ten Manchester United'a 25 milyon Euro

Diego Werder Bremen'den Juventus'a 27 milyon Euro

Edin Dzeko Wolfsburg'tan Manchester City'ye 31 milyon Euro

18 Ocak 2011 Salı

Le Samourai




Le Samouraï başlıyor; kasvetli odasında yatağının üzerine uzanmış bir Alain Delon var karşımızda. Yazılar dökülürken Delon sigarasını yakıyor.hayattaki en yakın arkadaşı kanaryasını dinleyerek loş ve geniş odasının tavanına bakıyor.Kamera da Delon’a odaklanmaya devam ediyor.İşte bu andan itibaren seyirci, sinema tarihinin en cool karakteri olan Jef Costello'nun yalnızlığıyla bütünleşiyor.





Filmin başlangıç cümlesini bütün modern zaman samuraylarına ithaf ediyorum...


“Bir samurayın yalnızlığına eş değer tek şey varsa, o da ancak ve ancak ormandaki bir kaplanın yalnızlığı olabilir!”

BUSHİDO , Samuray Kitabı.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Trabzonspor 3-1 Manisaspor





Gol: Trabzonspor: 3 – Manisaspor: 1

Toplam Şut: Trabzonspor: 25 - Manisaspor: 7

İsabetli Şut: Trabzonspor: 12 - Manisaspor: 3

İsabetli Orta: Trabzonspor: 4 - Manisaspor: 1

Faul: Trabzonspor: 9 - Manisaspor: 19

Korner: Trabzonspor: 7 - Manisaspor: 5

Ofsayt: Trabzonspor: 1 - Manisaspor: 2

Topla Oynama Oranı: Trabzonspor:% 59 - Manisaspor:% 41

Trabzonda soğuk bir gece futbolla ancak bu kadar ısıtılabilirdi.Uzun yıllar boyunca Avni Akerin çimlerinde bu kadar ne yaptığını bilen, kendinden emin ve asla panike müsade etmeyen futbolcu topluluğu izlemiyorduk. Maçın hemen başında 1-0 yenik duruma düşmemiz ne oyuncuları nede soğuk havaya rağmen Avni Akeri dolduran binleri endişeye sokmadı.
Spor Toto Liginde tek Avrupada ise sayılı, farkındalık oluşturabilecek Jaja'nın muhteşem orkestra şefliğiyle Trabzonspor ligde ve kupada dolu dizgin gidecektir.Jajanın gollerini ve performansını bu zmana kadar onun hakkında her türlü olumsuz haberlere imza atan yerel ve ulusal medyaya armağan ederek sıradaki gelsin diyoruz...

Kaiser ''Jose kaba ve eğitimsiz''




“Çok kaba ve eğitimsiz bir insan. Kaşmir kazaklar giymesi, onu bir centilmen yapmaz.
Mourinho’nın en iyi teknik direktör seçilmesine bir anlam veremiyorum.Takım kaptanları ve teknik direktörlerin bu seçimini anlamıyorum. Elindeki kadroyu en iyi şekilde kullandığı ve en yüksek verimi aldığını söylüyorlar. Başarıyı elde ediş biçimi ve tavırlarına baktığınız zaman ne kadar eğitimsiz ve kaba olduğunu görürsünüz”


Anlaşılan Kaiser bir yerden çok fena gıcık kapmış Jose'ye...Gerçi başarılı olduğunu inkar etmiyor ama başarıyı elde ediş şekli onu huzursuz etmiş.Kaiser diyorsa bir bildiği vardır.İmparatorlar sorgulanmaz...

15 Ocak 2011 Cumartesi

one last goodbye



Anathemadan bütün derbederlere...


How I needed you
How I grieve, now you're gone
In my dreams I see you
I awake so alone

I know you didn't want to leave
Your heart yearned to stay
But the strength I always loved in you
Finally gave way

Somehow I knew you would leave me this way
Somehow I knew you could never never stay
And in the early morning light
After a silent peaceful night
You took my heart away
And my being

In my dreams I can see you
I can tell you how I feel
In my dreams I can hold you
And it feels so real

I still feel the pain
I still feel your love
I still feel the pain
I still feel your love

And somehow I knew you could never never stay
And somehow I knew you would leave me
And in the early morning light
After a silent peaceful night
You took my heart away
oh I wish, I wish you could have stayed

Seriye Pınar KSK ile devam...


Milosevicin gelmesi Rasice yaramış gibi gözüküyor.Bu ivmelenme bizi play-off lara taşır...Ondan sonrasını kestirmek güç...



TRABZONSPOR MP (80): Igor Milosevic 4 (3 ribaund-3 asist), Aleksandar Rasic 16 (7 ribaund-5 asist), Ali Karadeniz 15 (7 ribaund-1 asist), Hadi Özdemir 9 (4 ribaund-2 asist), Ersin Görkem 8 (4 ribaund-1 asist), Goran Cakic 8 (4 ribaund-2 asist), Derrick Obasohan 14 (3 ribaund-1 asist), Alvin Snow 6 (1 ribaund-3 asist).

PINAR KARŞIYAKA (77): Osiris Eldridge 6 (2 ribaund-2 asist), Uluğ Kaçaniku 1 (2 ribaund), Birkan Batuk 11 (2 ribaund-2 asist), Jovo Stanovic 12 (8 ribaund-3 asist), David Holston 23 (1 ribaund-6 asist), Andre Smith 17 (9 ribaund), Ali Erdoğan 1 (1 ribaund-3 asist), Alper Saruhan 3 (5 ribaund), Emre Bayav 3.

PERİYOT SONUÇLARI :

1.PERİYOT : 20-20

2.PERİYOT : 16-17 Pınar Karşıyaka

3.PERİYOT : 24-20 TRABZONSPOR

4.PERİYOT : 20-20

MAÇ SONUCU : Trabzonspor 80-77 Pınar Karşıyaka

Breitner Aga...


Kurban olurum o sakallara ben...

1 Kasım 2010 Pazartesi

Kriz Direktörü



Kolay değil maksimum 2 hafta arayla kriz çıkan bir camianın teknik direktörlüğünü yapıyorsun. Bazen başkanı idare edeceksin bazen yöneticiyi kontrol edeceksin bazen taraftara mesaj yollicaksın sonrada çıkıp sahada 11 futbolcuyla kora kor bir mücadelenin içine gireceksin. Allah kolaylık versin hocaya valla bakalım Galatasaray maçından önce hangi krizlerle uğraşacaksın hocam ben İstanbul medyasından da yeni salvolar bekliyorum bakalım hayırlısı..